TechnoLogic – Baz istasyonları şehir dışına çıkmıyor


Baz istasyonları şehir dışına çıkmıyor

TechnoLogic 27 Nisan 2013 0
Baz istasyonları şehir dışına çıkmıyor

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, baz istasyonlarının şehir dışına çıkarılması halinde toplum sağlığının olumsuz etkilenebileceğini belirtti. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin oy birliğiyle aldığı karar çerçevesinde, baz istasyonlarının, konuşmanın az olduğu kırsal alanlarda 35 kilometrelik, konuşma trafiğinin yoğun olduğu şehir merkezlerinde ise 1-2 kilometrelik mesafe içinde hizmet verebilen, çıkış güçleri oldukça düşük cihazlardan oluştuğu belirtildi.

MOBİLSİAD Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye genelinde teknik ölçümleri son derece ciddi bir planlama ve denetim mekanizmasıyla yürütülen baz istasyonların ölçüm sonuçlarının, Avrupa Birliği’nin insan sağlığı açısından belirlediği asgari sınırların dahi altında olduğunu belirtti. Kerem Alkin, baz istasyonlarının şehir dışına çıkarılmaları halinde, haberleşmenin gerçekleşmesi için gerek baz istasyonlarının, gerekse de kullanmakta olduğumuz cep telefonlarının çok daha ciddi ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek elektromanyetik dalgalar yayacağını söyledi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin oy birliğiyle aldığı kararının detaylarını hatırlatmak gerektiğinde, “Ulaşılan son teknolojik gelişmelere göre, telefonla haberleşme veya iletişimin sağlıklı ve verimli gerçekleştirilebilmesi için baz istasyonlarının bal peteği benzeri hücresel bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonu bulunacak şekilde kurulması zorunludur. Her bir istasyon kapasitesi itibarıyla belirli sayıda abonenin haberleşmesini sağlayabileceğinden, nüfusun yoğun olduğu yerlerde daha çok baz istasyonu kurulması gerekmektedir. Şehir dışına çıkarılmaları halinde hücresel yapı bozulacağından, haberleşme ve iletişimin sağlanabilmesi için gerek baz istasyonlarından abonelere gerekse abonelerden bazı istasyonlarına karşılıklı gereğinden çok yüksek elektromanyetik dalgalar gönderilmek zorunda kalınacak, toplum sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir” yönünde önemli tespitler yer almakta.

Yargıtay’ın kararına tümüyle katılmalarının yanı sıra, arama kurtarma faaliyetlerinde de baz istasyonlarının önemine değinen Kerem Alkin, “Van Depremi’nde, eğer baz istasyonları şehir dışında olsalar idi, çok sayıda insanımızın enkaz altından kurtarılamayabilirdi. Bu nedenle, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin oy birliğiyle aldığı karar, hem Bilişim Hukuku alanı açısından, hem de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Sektörü, Alanı açısından, Türkiye’nin mobil teknolojiler alanındaki geleceği açısından, önemli bir karar” dedi.

Dünyada baz istasyonları evlere kuruluyor

Baz istasyonlarının şehir dışına taşınması halinde, bugün GSM şirketleri tarafından devlet ile yapılan imtiyaz sözleşmesi kapsamında verilen bu hizmetin, verilemez hale geleceğini ifade eden Prof. Alkin, “Bu durumda mobil servis sağlayıcı şirketlerin de milyonlarca aboneye hayatı kolaylaştıran servisler geliştirmesi, ülkemize ihracat geliri yaratması, uluslararası alanda rekabet etmesi ve istihdam yaratması söz konusu olmayacaktır” dedi.

Günümüzde gerek GSM şebekesi, geniş bant internet  şebekesi ve dijital karasal yayıncılık şebekelerinin insan sağlığına zararı olmayan özelliklere sahip bir yapıda olduğuna dikkat çeken Prof. Alkin, “Ülkemizdeki baz istasyonlarının değeri AB ülkelerinin belirlemiş olduğu değerlerin de altındadır. Uluslararası İyonlaştırma Radyasyondan Korunma Komisyonu’nun baz istasyonları için  belirlediği standart 40 volt/metre olarak tespit edilmekle birlikte, BTK bu limitin 4’te 1’i  olan 10 volt/metreyi  ülkemizde üst  limit  olarak  belirlemiştir. BTK’nın  düzenli  olarak yaptığı ölçümlerde bu üst limitin geçilmesi söz konusu olmamış, genelde bu limit  ülkemizdeki antenlerde 2 volt/metre değerinde olduğu tespit edilmiştir. Kaldı ki; dünya üzerinde henüz baz istasyonlarının veya cep telefonlarının insan sağlığına zararı ile ilgili ispatlanmış hiç bir bilimsel çalışma söz konusu değil. Tüm dünyada baz istasyonlarını bırakın şehir dışına çıkarmayı tam tersi ev-bina içi minik baz  istasyonları (Fem to Cell) kurularak daha düşük yayınlar ile sinyalleşmeyi  güçlendiren  teknolojiler yaygınlaşmaktadır” dedi.