CeBIT’te bu yıl neler öne çıkıyor?

TechnoLogic 07 Mart 2013 0
CeBIT’te bu yıl neler öne çıkıyor?

Dünyanın en büyük bilişim ve telekomünikasyon fuarı CeBIT ‘te basitleştirilmiş kullanımlar, internet ağının paylaşımı ve güvenlik öne çıkan konular.

Bu yıl Polonya’nın konuk ülke olduğu CeBIT, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk tarafından açıldı. İletişim devi Vodafone’un standında ‘makineden makineye iletişim’ başlığı altında her iki lidere alış-veriş dünyasının yenilikleri tanıtıldı. İstenilen eşyanın ışıklı paneldeki fotoğrafı akıllı telefon ile çekiliyor, daha sonra alış-veriş sepetine tıklanıyor ve satın alınan eşya birkaç saat içinde eve postalanmış oluyor.

Teknolojik basit kullanımlar   Yazılım devi SAP’nin standında ise üç öğrenci sahnede yerini alıyor. Bu üç öğrenci, akıllı telefon için arayüz geliştirmişler. Bu arayüz yardımıyla kendi inşa ettikleri bir robota veri yolluyor, ondan da veri alıyorlar. SAP’nin Yönetici Yardımcısı Jim Hagemann Snabe bu tanıtımdan sonra memnun bir ifadeyle şunları söylüyor:

“Kompleks sorunları ele alıyoruz ama bunların kullanımının basit olması gerekiyor. Çünkü burada söz konusu olan sadece büyük firmalar değil, tüm firmaları ve enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinde çalışan bütün profesyonelleri kastediyoruz. Herkes bu teknolojileri kullanabilmeli. Bu teknolojileri basitleştirilmiş bir biçiminde sunma sorumluluğumuz bulunuyor. Şu anda izlediğimiz yol bu!”

Veri bilgilerinin hızlı analizi   Benzer yenilikleri Microsoft’un standında da izlemek mümkün. Bu standın sahnesinde de bir öğrenci, iki adet uygulamayı nasıl programladığını anlatıyor. Bu alandaki rekabete Alman firmaları da katılmak amacında. Bunlardan biri, beş bin kişinin çalıştığı, Darmstadt kentindeki Sofware AG adlı firma. Şirketin genel müdürü Karl-Heinz Streiblich, ideal çözümlerin sadece Silikon Vadisi’nden gelmediğini vurguluyor ve şunları kaydediyor:

“Gerçekten de hissettiğimiz şey ideal çözümlerin sadece ABD’den gelmeyeceği yönünde. Elbette ki Silikon Vadisi çok değerli bir imaja sahip. Ama gördüğünüz gibi hem SAP, hem de Software AG adlı firmalar artık kendi alanlarında küresel oyuncu konumunda, yani artık Alman malı yazılımlar da bulunuyor. Biz büyük yoğunluktaki veri bilgilerini birebir zaman dilimi içinde analiz etme hedefindeyiz. Bu, örneğin internetteki dolandırıcılarla mücadele açısından önemli.”

Hem çekici, hem güvenli akıllı telefonlar   Yoğun veri bilgilerinin anında analiz edilebilmesi, branşın en önemli trendlerinden birini oluşturuyor. Ancak büyük miktarlarda veriler söz konusu olduğunda güvenlik de önemli rol oynuyor. Secusmart firmasının müdürü Hans-Christoph Quelle şunları söylüyor: “İnternette de gittikçe önem kazanan genel güvenlik konusunun akıllı telefonlar için de önem kazandığını gözlemliyoruz. Şimdiye kadar güvenlik konusu akıllı telefonlarda ‘akıllı’ nitelemesini ortadan kaldırıyordu. Akıllı telefonlar ‘securephone’ adı altında güvenlikli hale getiriliyordu, ama artık akıllı telefon özelliği kalmıyordu. Şimdi CeBIT’te hem çekiciliği olan, hem de güvenli akıllı telefonları görücüye çıkarttık. Bu telefonlarla federal hükümet yetkilileri de dinlenme endişesi olmadan bilgi alışverişinde bulunabilecekler.”

WLAN-to-go sistemi   Güvenlik sağlandıktan sonra evlerdeki iletişim ağının paylaşılması gündeme geliyor. Yeni tasarlanan bir sistem evdeki iletişim ağını kişi o anda kullanmıyorsa, başkasının kullanmasına olanak sağlıyor; tabii kişinin özel verilerine ulaşıma izin vermeden Alman Telekom işletmesi buna WLAN-to-go ismini takmış. Kullanıcıların sadece Almanya’da değil, dünya çapında 7 milyon bağlantıyı kullanarak, bulundukları her yerde internet ortamını ücretsiz kullanması amaçlanıyor.

Üç boyutlu teknik

CeBIT fuarında Almanya’nın ünlü Fraunhofer Enstitüsü yeni 3 boyutlu bir tekniği de kamuoyuna tanıttı. Bu teknik sayesinde eski/tarihî eserler sadece vitrinlerde kalmıyor, bu eserlerin sayfaları içinde dolaşmak ve eserleri okumak da mümkün oluyor. Bir kamera, kullanıcının hareketlerini kendine adapte ediyor ve bu sayede büyük bir ekrana yansıyan tarihî eser izleniyor, sayfaları çevrilebiliyor, büyütülebiliyor.

Deutsche Welle’nin haberine göre, Münih merkezli Frauenhofer Enstitüsü’nün proje sorumlusu Paul Chojecki, “şimdiye kadar sayısallaştırdığımız en eski kitap, bin yaşını aşkın” diyor. Tarihî kitaplar Münih Devlet Arşivi ile işbirliği içinde dijital taramadan geçirilmiş. Chojecki, ikinci aşamada arama, ya da örneğin Latince bilinmiyorsa, simültane tercüme gibi fonksiyonların da devreye girebileceğini belirtiyor.

Bir cevap yazın »