TechnoLogic – ‘Değişime uyum sağlayabilmek çevik olmayı gerektiriyor’


‘Değişime uyum sağlayabilmek çevik olmayı gerektiriyor’

TechnoLogic 23 Eylül 2015 0
‘Değişime uyum sağlayabilmek çevik olmayı gerektiriyor’

Türk Telekom Grubu CEO’su Aslan, “Değişen ihtiyaçları görmek ve hızla uyum sağlamak, ancak çevik bir organizasyon yapısıyla mümkün olabilir” dedi.

Türk Telekom Grubu Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Rami Aslan, “Değişen ihtiyaçları görmek ve hızla uyum sağlamak, ancak çevik bir organizasyon yapısıyla mümkün olabilir” ifadesini kullandı.

Türk Telekom Grubu’ndan yapılan açıklamaya göre, Agile (Çevik) yöntemler konusunda Türkiye’deki en kapsamlı etkinliğe Türk Telekom Grubu ev sahipliği yaptı. Türk Telekom Grubu tarafından düzenlenen ve Türkiye’deki en büyük kurum içi tam günlük Agile etkinliği olan Agile Zirvesi, 300’den fazla çalışanın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Zirvede konuşan Aslan, günümüz rekabet koşullarının ve hızlı değişimin, kurumları değişim ve uyum sağlama sürecine zorladığını belirterek, sunulan hizmetlerde beklenti çıtasının sürekli yükseldiğine dikkati çekti. Müşterilerilerinin, kendilerinden hayatlarını kolaylaştıracak ve değer katacak çözümler beklediğini dile getiren Aslan, şunları kaydetti:

“Bu çözümleri zamanında, esnek ve verimli bir şekilde sunmayı başaranlar rekabette öne çıkıyor. Bu nedenle organizasyonel yapımızı daha çevik hale getirmek, Türk Telekom Grubu olarak önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü değişen ihtiyaçları görmek ve hızla uyum sağlamak, ancak çevik bir organizasyon yapısıyla mümkün olabilir.

Türk Telekom Grubu, Çevik Stüdyo’yu 2013 yılının sonuna doğru kurguladı. Bugün TT Akademi bünyesinde yer alan Çevik Stüdyo, çevik yöntemleri kurum içinde yaygınlaştırmak için önemli çalışmalarda bulundu. Çünkü önümüzdeki engelleri aşabilmek için ortak bir kazanma kültürünü benimsememiz, bazı ortak niteliklere odaklanmamız gerekiyor. Çeviklik bu niteliklerin en önemlileri arasında yer alıyor. Bugün grup içinde farklı bölümlere dağılan 60’ın üzerinde takım, işini çevik yöntemlerle yürütüyor. Amacımız kısa sürede bu sayıyı iki katına çıkarmak.”

“Ekipler arası iletişim hızı çevik yöntemlerle en üst düzeye ulaştı”

FBI’ın eski Bilgi Teknolojileri Başkanı (CIO) Chad Fulgham da çevik yöntemlerin çözüm geliştirme açısından günümüz dünyasında vazgeçilmez bir yapı olduğunu vurguladı. Konuya ilişkin olarak FBI’ın Sentinel projesi sırasında yaşadıkları tecrübeyi örnek gösteren Fulgham, şu ifadeleri kullandı:

“FBI’da görev aldığım dönemlerde çevik yöntemleri verimli bir şekilde kullandık. Kurumda hayata geçirmeye çalıştığımız Sentinel Projesi için geleneksel yazılım geliştirme yöntemleri ile 400 kişilik bir ekiple 6 yıl çalışarak 405 milyon dolar harcadık ama hiçbir sonuç elde edemedik. 2001-2008 dönemindeki bu süreçte büyük eleştirilere de maruz kalmıştık. Ardından çevik yöntemlere geçerek projenin gelişimini Washington binamızın bodrumuna taşıdığımız 15’i yazılımcı olmak üzere 45 kişilik bir ekibe teslim ettik. Sentinel’in 4 yıl daha sürecek kalan fazı, 12 ay gibi mucize bir sürede tamamlandı. Üstelik harcamaları yüzde 90 oranında da azaldı. Çevik yöntemlerin sonuç odaklı yapısı pek çok olayın çözümünde katkı sağladı.

FBI’ın hala çevik yöntemler ile ajanlarının ve analiz uzmanlarının işlerini daha iyi yapabilmelerini sağladığını belirten Fulgham, “Bizim için çok önemli olan ekipler arası iletişim hızı çevik yöntemlerle en üst düzeye ulaştı. Özellikle Scrum (Çevik yazılım geliştirme prensiplerini hayata geçiren bir yöntem) ile ekiplerimizin ortak hedefler peşinde birer aile gibi hareket etmesini sağladı. Ayrıca sistemin sonuç odaklı yapısı pek çok olayın çözümünde katkı sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

Agile (Çevik) yöntemler

Çevik yöntemler, kurum için organizasyonların değişime hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlamak üzere esnek çalışma biçimini benimsemesini öngören bir çalışma yaklaşımı olarak biliniyor. Çevik yöntemlerle, birimlerin yüksek değerde hızlı iş çıkarma ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlama yeteneklerinin artırılması, iş kalitesinin yükselmesi, birim içi ve birimler arası iş birliğinin sağlanması, sorumluluk bilincinin ve motivasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Deneyselliği, şeffaflığı, gözlemi ve uyumu merkezine alan çevik yöntemler, günümüzde çalışanların motivasyonunu etkileyen üç temel unsur olan amaç, özerklik ve uzmanlığı sağlamak üzere kurgulanmış durumda. Böylece çalışanlar için değer odaklı ve sürekli gelişime açık bir çalışma ortamı oluşturarak, verimliliği ve çalışan bağlılığını artırıyor.