TechnoLogic – Gizli bir el Linux’un Türkiye’de geniş kitlelere yayılmasını önledi


Gizli bir el Linux’un Türkiye’de geniş kitlelere yayılmasını önledi

TechnoLogic 24 Eylül 2012 0
Gizli bir el Linux’un Türkiye’de geniş kitlelere yayılmasını önledi

Rekabet Kurulu’nun Microsoft’a soruşturma açmasına giden süreci başlatan Gelecek A.Ş. kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Metin Mustafa Akgün, 2005′te Türkiye’deki yerli bilgisayar üreticilerinin Gelecek Linux işletim sistemi yüklü bilgisayarlar satmaya başladığını belirterek, ‘Üniversiteler, önemli kurumlar Gelecek Linux kullanmaya başlamıştı. İşte tam bu noktada satışlar ve hizmetlerde kolaylıkla anlaşılır kesilmeler meydana geldi. Bunun sebebini araştırdığımızda ilginç ve kabul edilemez nedenler bulduk’ dedi. İşte Akgün’ün sorularımıza verdiği cevaplar:

  • Gelecek A.Ş. olarak bu süreçte neler yaşadınız. Daha doğrusu bu süreç nasıl başladı?

Gelecek A.Ş., 1998 yılında Türkiye’de açık kaynak kodlu bilişimi yaymak için kurulmuştur. 9 yıl gibi kısa sürede Yüzlerce referans şirket oluşturmuş, binlerce kişiye eğitim vermiş açık bilişim konusunda kaynak kitaplar oluşturmuştur. Türkiye’de ilk ekrana ve kağıda Türkçe yazı yazmayı sağlayan Gelecek Linux’u geliştirmiştir. Global düşünüp, lokal çalışan çok önemli bir odak noktası olmuştur. Böyle bir model şirketin kuruluşunu organize etmekten başlayarak tasfiye sürecine kadar 9 sene Genel Müdürlüğünü yapmıştım.

  • Neden Microsoft sizi engellemeye kalktı?

Özellikle Gelecek Bireysel Linux ürünümüzle 100.000 den fazla kullanıcıya ulaştık. Türkiye’nin önemli yerli markaları her ay bizimle kampanya yaparak daha ucuz, virüs bulaşmayan, çökmeyen sistemler satmaya başlamışlardı. Tam sayfa Türkiye çapında Gelecek Linux’lu PC reklamları yayınlanıyordu. Bu sistemlerin içine bir kullanıcının isteyeceği her türlü programda ücretsiz dahil edilmiştir.

LINUX, MICROSOFT’UN SATIŞLARINA BÜYÜK DARBE İDİ

Örneğin Oyunlar, Ofis programları gibi. Ayrıca kutulu bir şekilde Windows işletim sistemi için OpenOffice’te dağıtmaya başlamıştık. Kurumsal alanda büyük sistem kurulumları ve projeler gerçekleştiriyorduk. Kurumsal Linux paketi de çıkarmıştık. Ek olarak böyle projeleri tüm Türkiye’de yazılım maliyeti olmadan yapabilecek personeli eğitim sertifika veriyorduk. Tüm bunlar ve yansımaları hakim güç olan Microsoft’un satışlarına, gelirlerine Türkiye operasyonuna çok önemli bir ticari darbe idi. Bunu görmezlikten gelmediler sanırım.

  • Yurtdışında sıklıkla görülen fakat ülkemizde pek görülmeyen Microsoft’u haksız rekabetle suçlayan süreç nasıl gelişti?

Gelecek A.Ş.’nin yaptığı önemli çalışmalar ile ülkenin özellikle Exper, Escort, KRN gibi büyük yerli markaları Gelecek Linux yüklü PC’ler satmaya başlamıştır. Üniversiteler ve önemli kurumlar TÜBİTAK, Emniyet Genel Müdürlüğü Linux kullanmaya başlamıştır.  Çünkü ürettiğimiz ürünler dünya kalitesinde idi. Hem bireysel anlamda Linux’u yaymaya sevdirmeye çalışırken hem de kurumsal anlamda sistem kurulumları ve kurumlarda Linux konusunda çalışabilecek personel eğitimi veriyorduk. Hatta bunları son zamanlarda internete taşıyıp Türkiye çapında online Linux eğitimleri vermeye başlamıştır.

AÇIK SİSTEMİ TÜRKİYE’DE İLK KEZ KURUMSAL OLARAK SUNDUK

Çok kolay kullanımlı, kullanıcı dostu ve uyumlu Linux dağıtımlarını peş peşe çıkardık. Bunları güncel tuttuk. Dağıtım denilen sürümlerin içine yüksek kaliteli oyunlar da ekledik. En son çıkardığımız Gelecek Desktop Vision bu konuda bir başyapıttır. Görsel özelliklerine modern Linux’lar veya diğer sistemler daha 2010 yıllarda ulaşmışlardır. Kullanıcıya tek bir CD değil modern yazılımlar ne sunuyorsa kutu içinde kullanım kitabı ve destek gibi diğer unsurları tüketiciye çok düşük bir fiyata ulaştırılıyordu. Tüm bunlar şirket olarak bilinirliğimizi çok artırmış eskiden öğrencilerin çabaları ile cılız kalan açık sistem hareketi ilk defa kurumsal olarak bir araya gelerek bir güç olmayı başarmıştır.

BELGELENMESİ ZOR TİCARİ ENGELLER ÇIKTI

İşte tam bu noktada satışlar ve hizmetlerde kolaylıkla anlaşılır kesilmeler meydana gelmişti ilk defa 2005 yılında. Bunun sebebini araştırdığımızda ilginç ve kabul edilemez nedenler, kanıtlar bulduk. Ticari engellemeler, şunu yaparsan bunu yaparım tarzında teşvikler saptadık. Bunları bulmak, belgelemek çok zor olsa da başardık ve kapsamlı bir dosya oluşturduk.

DAVA KABUL EDİLMEYİNCE DANIŞTAY’A BAŞVURDUK

Şirket olarak Rekabet Kurumu’na çok kapsamlı bir dosyaya hukuki ekler de yaparak Prof. Dr. Arif Esin’in yardımlarıyla Rekabet Kurumu’na başvurduk. Rekabet Kurumu tarafından Microsoft’ta inceleme yapıldı ama dava açılmasına hükmedilmedi. Haklı olduğumuzu düşündüğümüz bir konuda tersine karar verilmesi üzerine bizde bu kararı ve konuyu Danıştay’a götürdük. Danıştay 2008 yılında Rekabet Kurumuna konunun yeniden görülmesi ve incelenmesi için kara verdi ve dosyayı yeniden açılmak üzere geri gönderdi.

  • Bilişim dünyası için çok önemli olan bu konuda son olarak ne söylemek istersiniz?

Aslında Gelecek A.Ş. bilişim dünyası için model bir şirkettir. Çalışanların hepsinin ortak olduğu elbirliği ile yükseltilen önceden kuralları bu şekilde tarafımdan oluşturulmuş bir yapıya sahipti. Bir halk A.Ş.’sidir diyebilirim. Bu konuda düşünen, çalışan insanların oluşturduğu bir şirketti.

İFLAS EDECEĞİMİZİ O ZAMAN SÖYLEMİŞLERDİ

Hatta bir model şirket olarak tez konusu dahi olmuştur. Sahipti diyorum çünkü Rekabet Kurulu’na başvurmamızdaki neden olan haksız rekabet ile ticaret yapmamızın el altından engellemesi nedeniyle 2007 sonunda tasfiye sürecine giren şirket 2009’da tasfiye edilmiştir. Bu süreci ve sonunda iflas edeceğimizi ilginç bir şekilde daha 2005 yılında o zaman Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı olan Tuncay Songör bize söylemişti. 2008’den beri de bu konunun ele alınmamış olması manidardır.

GEÇ DE OLSA SORUŞTURMA AÇILMASI OLUMLU

Yıl 2012 malumunuz bu konu geç de olsa Rekabet Kurulu’nda tekrar ele alınmış yeniden soruşturma açılmasına karar verilmiş. Sonucu bir kez daha merakla bekliyorum. Adaletin geçte olsa tecelli edeceğine güvenim tamdır. Düşünün böyle bir haksız rekabet olmasa idi Gelecek A.Ş.’nin Türkiye’de geleceği yeri. Türkiye’de böyle ortaya çıkan birçok firma ve kurum benzer nedenlerde hakkını bile arayamadan yok edilmektedir. Bu süreç ve dava sonucu diğer sektörlere de namzet olsa da en azından Türkiye’deki özgün bilişim dünyasının varoluş çabası konusu hakkında önemli bir dönüm noktası olacaktır.