TechnoLogic – Japon teknoloji devleri neden çöküşte?


Japon teknoloji devleri neden çöküşte?

TechnoLogic 06 Nisan 2013 0
Japon teknoloji devleri neden çöküşte?

Japonya’nın elektronik şirketleri bir zamanlar dünyaya hükmediyordu. Sony, Panasonic, Sharp herkesin bildiği markalardı. Bugün zor durumda olan bu şirketler her yıl milyarlarca dolar zarar ediyor. Ne oldu da bu güçlü Japon şirketleri bu hale geldi?

Japon elektronik sanayisine ne olduğuna dair fikir sahibi olmak için Tokyo metrosunda bir yolculuğa çıkmak gerekiyor. Tokyo metrosunun büyük bölümünde 3G cep telefonları kullanılabiliyor.

Ama Japonya’da toplu taşıma sisteminde telefonla konuşmak yasak olduğu için herkes telefonunu yalnızca mesaj yazmak için kullanıyor. Peki hangi marka telefonları kullanıyorlar? Bindiğim tren kompartımanındaki yolcuların %80’inin elinde Apple iPhone vardı.

Bu elbette bilimsel bir gözlem değil, ama bir ortalamayı ifade ediyor. Eskiden herkesin elinde bir Sony Walkman görmek mümkün iken bugün Apple ve Samsung’un hakimiyeti sözkonusu. Bu göstergeler şirketlerin bilançosuna da yansıyor elbette. Japon elektronik devlerinin bilançoları bugün eksilerde seyrediyor.

Sony bu yıl belki az bir kâr yapabilir. Bu 2008’den bu yana ilk olacak. Panasonic’in (eski adıyla Matsushita) ise bu yıl 9 milyar dolar zarar etmesi bekleniyor. Daha küçük bir şirket olan Sharp, nakit pompalanmazsa bir yıl daha ayakta kalabilecek güce sahip değil.

BBC’nin haberine göre, Tokyo’da yaşayan ekonomist Gehard Fasol, Japon devlerinin dijital devrimin gerisinde kaldığına inanıyor. Fasol’a göre, bu şirketler renkli televizyon, radyo, kaset çalar, buzdolabı, çamaşır makinası gibi karmaşık elektrikli aletler üretme olgusu üzerinde yükseldiler. Bunlar elektronik parçaları olsa da, genel olarak mekanik aletlerdi.

Daha sonra yaşanan dijital devrimle dünya değişti. Bu devrim sadece elektronik aygıtların çalışma biçimini değil, üretim biçimini de değiştirdi. İmalat modeli değişti, şirketler üretimi ucuz ülkelere kaydırdı. Bu durum Japon imalatçı şirketlerin kâr marjının düşmesine neden oldu.

Fasol, “Apple’a bakın. iPod ve iPhone üretiyor. Bu ürünlerdeki kâr marjı %50. iPhone’lar Çin’de yapılıyor, ama iPhone’un değerinin belki sadece %3’ü Çin’de kalıyor. Yani Panasonic gibi büyük şirketler bugün yalnızca imalat yaparak zengin olamaz” diyor.

Hitachi’nin başkanı 66 yaşındaki Hiroaki Nakanishi 2010’da 100 yıllık şirketin başına geçtiğinde şirket zarar ediyormuş. Nakanishi Japonlara özgü olmayan bir şey yaparak şirketin çoğu tüketici elektronik eşyası alanındaki zarar eden birimlerini satışa çıkarmış ya da kapatmış.

Nakanishi, “Dijital teknoloji herşeyi değiştirdi. Bugün küçük bir çip ile yüksek kalite televizyon görüntüsü elde edilebiliyor. Yani bu işi herkes yapabiliyor. Bu da Kore ve Çin gibi ülkelere kapıları açtı. Şimdi avantaj onlarda” diyor.

Hitachi en iyi teknolojiye sahip olmakla ün yapmıştı. Fakat bugün rekabet konusu, satış ve pazarlama stratejisine, reklam bütçesinin büyüklüğüne kaymış bulunuyor.

Japon şirketlerin bu gelişmelerin gerisinde kaldığını ifade eden Nakanishi, Hitachi’yi en güçlü olduğu alana, ağır sanayi mühendisliği alanına yoğunlaştırdı. Gaz ve buhar tirbünleri, nükleer enerji istasyonları, hızlı trenler gibi alanlarda, özellikle gelişmekte olan ülkelerde Hitachi’nin bir numara olmasını hedefliyor.

“Sadece makina satışı değil, mühendislik, planlama, hatta bazen projenin finansmanı gibi topyekün bir süreç bizim avantajımızı oluşturuyor” diyor. Nakanishi’nin stratejisi sonuç veriyor. Hitachi yeniden kâra geçti.

Fakat diğer şirketler açısından işler bu kadar kolay yürümeyecek. En güçlü şirketlerden biri olan Sony bile kârını elektronik eşya satışından çok hayat sigortası satışından sağlıyor. Ama Panasonic ve Sharp’ta bu da yok. Gehard Fasol, tıpkı 1950 ve 60’larda olduğu gibi Japonların Amerikan şirketlerinden ders alması gerektiğine inanıyor.

Japonya’nın program yazılımı alanını ihmal ettiğini ifade eden Fasol, “Bugün en başarılı şirketlerin Silikon Vadisi’nde olması tesadüf değildir. Cisco ya da Oracle gibi şirketler Kore’nin rekabetinden etkilenmiyor. Japonya beyin ülkesi haline gelmeli.” diyor.