TechnoLogic – ‘Altyapıyı paylaştırmak yerine rekabeti artıralım’


‘Altyapıyı paylaştırmak yerine rekabeti artıralım’

TechnoLogic 24 Mart 2016 0
‘Altyapıyı paylaştırmak yerine rekabeti artıralım’

Türk Telekom, sponsoru olduğu Strategy& adlı şirkete yaptığı araştırmanın sonucunda, telekom altyapısının rakiplerle paylaşılmasının Türkiye için uygun bir yöntem olmadığı, bunun yerine, talep ve rekabetin altırılmasının gerekliliği sonucuna ulaştı. Konuyla ilgili basın açıklaması şöyle:

Strateji danışmanlığı şirketi Strategy&, Türkiye’de yüksek hızlı internetin yaygınlaştırılması için yeni bir yol haritası çizdi. Strategy& tarafından hazırlanan “Türkiye’de Yüksek Hızlı Genişbant İnternetin Yaygınlaştırılması” adlı raporda, Türkiye’de yüksek hızlı internetin yaygınlaşmasının önündeki temel engelin “talep açığı” olduğu tespit edildi.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan rapora göre, Türkiye’de mevcut durumda %66’lık bir kesiminde Yüksek Hızlı Sabit İnternet altyapısı hazır olmasına rağmen yüksek hızlı internet kullanımı sadece yüzde 13 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca, yüzde 42 olan ultra-hızlı internet altyapı yaygınlığına rağmen ultra hızlı internet kullanım oranı ise sadece yüzde 0.1. Doğru yöntemler kullanılarak bu sorunun giderilmesinin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağı da raporun bulguları arasında yer alıyor. Buna göre,

Türkiye’de şu an yüzde 44 olan sabit internet kullanım oranının 2023 yılında yüzde 85’e yükselmesi GSYiH’ya 130 milyar dolar ek katkı sağlarken, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe 10 milyar dolar büyüme ve 500 bin ek istihdamı beraberinde getirecek.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan rapora göre, dünya üzerinde yüksek hızlı internet erişimini yaygınlaştırmak için “Talebin Canlandırılması”, “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” ve “Tek Altyapı Şirket Modeli” olmak üzere üç ayrı model uygulanıyor. Türkiye için en uygun yaklaşımın “Talebin Canlandırılması” ve “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” modellerinin birlikte uygulanması olduğu belirtiliyor.

Rapora göre, doğru yöntemler kullanılarak talebin canlandırılmasıyla ve altyapıya dayalı rekabetin devam etmesi ile Türkiye’de var olan talep açığı sorununa cevap vermenin yanı sıra, internetin sosyoekonomik faydalarının tüm ülkeye yayılmasını sağlamak da mümkün olacak.

Diğer taraftan Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan raporda, “tek altyapı şirketi kurulması modeli”nin Türkiye’de arz sorunu olmadığı için uygun olmadığı vurgulanıyor. Bu modelin, arzın talebi karşılayamadığı ülkelerde değerlendirilebilecek bir model olduğu ifade ediliyor.

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Strategy& Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektörü Bölge Lideri Bahjat El-Darwiche, “Türkiye’de internet erişim yaygınlığı halihazırda AB ülkeleri ile aynı seviyelerde, bu sebeple ortak altyapı şirketi kurmak yerine Türkiye’de aslında talebi canlandırmak ve altyapıya dayalı rekabeti devam ettirerek ülke genelinde altyapıyı yaygınlaştırmak gerekiyor. Bu hedefe ulaşmak için gerekli adımlar atıldığında, Türkiye’nin hem ekonomisini hem de bölgesel ve global rekabet konumunu güçlendirmesi için önemli bir yol katedilecek” dedi.

‘Türkiye’de Yüksek Hızlı İnternetin Yaygınlaştırılması Raporu’ndaki tespitler:

TÜRKİYE’DE MEVCUT DURUM

Yüksek Hızlı Sabit İnternetin yaygınlaştırılması Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacak:

  • Türkiye’de sabit internet penetrasyonu şu anda yüzde 44. Mevcut artış hızı ile bu oranın 2023 yılında yüzde 60 olması öngörülüyor
  • Ancak gerekli adımlar atıldığında sabit internet penetrasyonunun daha da artarak yüzde 85’e ulaşması mümkün

Peki bu artış Türkiye ekonomisi açısından ne anlama geliyor?

2023’e kadar kümülatif olarak

  • GSYH’da 130 milyar dolarlık ek artış (satınalma gücü paritesine göre hesaplanmıştır)
  • Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne 10 milyar dolarlık ek büyüme
  • 500 bin ek istihdam

Türkiye bu hedefe ulaşmak için uygun pazar şartlarına sahip:

Türkiye, rekabetçi bir pazar

  • Sabit pazarda alternatif operatörlerin pazar payı artıyor
  • Pazardaki rekabet yoğunluğunu ölçen HHI Endeksi1 Türkiye oranı 2010 yılında yüzde 72 iken bugün bu oran yüzde 51’e düştü. HHI Endeksi’nin düşmesi, Türkiye pazarında rekabetin arttığı anlamına geliyor

Gelişmiş bir toptan internet erişim sektörü var

  • Alternatif operatörler de bu hizmetlerden düzenlemeler doğrultusunda faydalanıyor
  • Toptan satış pazarı düzenlemeye tabi. Mevcut regülasyonlar sayesinde tüm operatörler için adil bir kullanım imkanı var

İnternet yaygınlığı AB15 ortalamasına göre daha iyi seviyede

  • Ev ve işyerlerinin yüzde 98’i internet erişimine, yüzde 66’sı yüksek-hızlı internet erişimine sahip
  • Bu rakamlar AB-15 ülkelerinde ortalama sırayla yüzde 97 ve yüzde 55

Türkiye’de yüksek hızlı bağlantıya olan talep AB’den çok daha hızlı artıyor

  • 10 Mbps ve üzerinde hızı olan abonelerin toplam aboneler içindeki payı sadece son iki yıl içerisinde yüzde 19’dan yüzde 72’ye çıktı. Bu artış AB ülkelerinde ancak 4,5 yılda gerçekleşti

İnternet fiyatları diğer ülkelere kıyasla çok daha uygun

  • AB-15 ülkelerine kıyasla daha düşük hane geliri olmasına rağmen Türk hanelerinin yüzde 86’sının yüksek hızlı interneti satın alma gücü var

İnternetin yaygınlaştırılabilmesi için geliştirilmesi gerekenler

  • Talep canlandırılmalı
  • Sabit internet penetrasyonu AB ülkelerinde yüzde 70 iken Türkiye’de sadece yüzde 44
  • Ana dilde içerik sınırlı
  • İnternet okur-yazarlığı düşük
  • Türkiye’de mevcut durumda Yüksek Hızlı İnternet altyapı yaygınlığı yüzde 66 iken yüksek hızlı internet kullanımı sadece yüzde 13 seviyesinde
  • Yüzde 42 olan ultra-hızlı internet altyapı yaygınlığına rağmen ultra hızlı internet kullanım oranı sadece yüzde 0.1.
  • Türkiye’de sayısal uçurum oldukça yüksek. Bu uçuruma neden olan arz açığı (erişim altyapısı olmayan haneler) yüzde 2 iken talep açığı (erişim altyapısı olmasına rağmen internet sahibi olmayan haneler) yüzde 54’e ulaşmakta
  • Bilgisayar sahiplik oranı benzer pazarlara göre düşük
  • Türkiye’de tüm hanelerin yalnızca yüzde 56’sında bilgisayar var
  • Ülke genelinde ekonomik değeri olan yerlerde hızı artırmanın yanında ekonomik değeri düşük olan yerlerde ve kırsalda da altyapı geliştirilmeli
  • Dağıtım kanalları daha verimli kullanılmalı
  • Satış ve dağıtım kanalları verimsiz kullanılıyor. Bayilerde, mağazalarda, alternatif dağıtım kanallarında ve müşteriye dokunan her noktada, internetin faydaları ve kullanım alanları müşteriye yeterince anlatılamıyor

DÜNYA ÜZERİNDE YÜKSEK HIZLI GENİŞBANT İNTERNETİ YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN UYGULANAN ÜÇ MODEL:

Raporda, yüksek hızlı interneti yaygınlaştırmak için dünya üzerinde uygulanan üç modelden bahsediliyor:

  • TALEBİN CANLANDIRILMASI MODELİ
  • ALTYAPI YATIRIMLARI MODELİ
  • TEK ALTYAPI ŞİRKET MODELİ

Bunlardan, Türkiye’nin ihtiyacına en uygun olan modellerin ‘Talebin Canlandırılması’ ve “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” olduğu belirtiliyor. Türkiye için “tek altyapı şirketi kurulması modeli”nin uygun olmadığı vurgulanıyor.

Türkiye için en uygunu Model 1: Talebin canlandırılması

  • Talebi canlandırmak, Türkiye’de var olan talep açığı sorununa cevap verecektir ve internetin sosyoekonomik faydalarının tüm ülkeye yayılmasını sağlayacaktır
  • Kullanıcı sayısı; internet okuryazarlığı, satın alma gücü ve katma değerli içerik ile artırılabilir
  • Kullanıcı sayısını artırmaya yönelik dünyada kullanılan örnekler:
  • Brezilya’da ders kitaplarının dijitalleştirilmesi için ulusal eğitimi geliştirme fonu kullanılıyor
  • Malezya, internet erişimini daha uygun fiyatla sunabilmek için 2.522 internet merkezi kurarak pek çok vatandaşın bilgisayarları ortak kullanmasını sağlıyor

Model 2: Altyapı yatırımlarına dayalı rekabet

  • Mevcut durumda sabit internet erişimi hizmeti olmayan ve ulaşılması en zor haneler ile yüksek hızlı sabit internet erişimi olmayan hanelere dair sorunları doğrudan adresleyebildiği için altyapıya yatırımları da Türkiye için geçerli modellerden biridir
  • Devlet teşvik mekanizması ile internet sağlayıcı şirketler için ticari getirisi düşük bölgelere de hizmet götürülmesini sağlayabilir
  • Örneğin İspanya’daki düzenleme, operatörlerin uygulama maliyetlerini düşürüp kırsal bölgelerde yayılımın genişletilmesini teşvik ediyor

Model 3: Tek altyapı şirketi kurulması – (Bu model, Türkiye pazarı için uygun değildir)

  • Bu model; arzın, talebi karşılayamadığı ülkelerde değerlendirilebilir. Türkiye’de ise talep eksikliği bulunmaktadır; arz, talebin çok üstündedir
  • Bu model, Singapur ve Yeni Zelanda’da gibi arzın olmadığı ülkelerde değerlendirildi. Çünkü 2009 yılında bu modele geçtiklerinde Singapur’da internet kapsama alanı yalnızca yüzde 4, penetrasyon oranı ise yüzde 1’di. Yeni Zelanda’da ise aynı oranlar 2009 yılı itibariyle yüzde 4 ve yüzde 0’dı.
  • Türkiye’de yüksek hızlı sabit internet kapsama alanı şu anda yüzde 66 seviyesinde ve karşılaştırmada kullanılan diğer ülkelerden çok daha yüksek
  • Sektördeki asıl probleme çözüm üretememesi, etkisinin düşük olması, uygulamanın karmaşık oluşu, yüksek maliyet gerektirmesi ve zaman alması nedeniyle bu yöntem Türkiye pazarı için uygun bir model değil

PEKİ TÜRKİYE’DE YÜKSEK HIZLI BAĞLANTIYA OLAN TALEP NASIL ARTIRILABİLİR?

Türkiye’de talebi canlandırmak ve arz ile arasındaki uçurumu kapatmak için 6 yöntem bulunuyor.

1. Bilgilendirici bir yaklaşımla farkındalığın artırılması: Dijital okuryazarlığın teşvik edilmesi.
2. Son kullanıcı için cihaz erişim maliyetlerinin düşürülmesi: Öğrenciler için bilgisayarlar, servis ve cihazlar, vergi düzenlemeleri vb
3. Ana dilde uygulama ve içeriklerin geliştirilmesi: e-eğitim, e-devlet servisleri ve ekonomik fayda sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılması
4. Ticari açıdan sürdürülebilir toptan satış ve altyapı paylaşımı: Altyapı yatırımına ve hıza dayalı rekabet, genel ve bölgesel düzenlemeler ve muafiyetler
5. Kırsal alanların kapsanması için evrensel hizmet fonunun kullanılması: Devlet tarafından doğrudan ve dolaylı destekler
6. Belediyelerin önderliğinde talep toplama ve teşvikler sunulması: Talep toplama, belediyeler arasında rekabet, geçiş ücretlerinde kolaylık

YUKARIDA ÖNERİLEN YÖNTEMLER ETKİLİ BİR ŞEKİLDE HAYATA GEÇİRİLDİĞİNDE:

  • Türkiye’de şu anda yüzde 66 olan ‘yüksek hızlı sabit internet’ erişimi / kapsama oranı 2023’de yüzde 85’e ulaşabilecek
  • Yüksek hızlı sabit internet erişiminin tüm ülke genelinde yaygınlaştırılması Türkiye’ye sosyoekonomik alanda önemli faydalar sağlayacağı gibi ülkenin bölgesel ve globalde rekabet konumunu güçlendirecek
  • Ayrıca, bahsedilen mekanizmalarla mevcutta %44 olan sabit internet kullanım oranı 2023’de %85’e ulaşabilecektir
  • Bu penetrasyon oranıyla 2023’e kadar kümülatif olarak bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe 10 milyar dolarlık ek büyüme sağlanabilecek, ülke GSYH’sine 130 milyar ABD doları ve istihdama ise 500 bin ek katkı yaratılacak
  • Ayrıca penetrasyon düzeyinin yüzde 85’lere çıkması, Türkiye’nin bölgesinde lider olmasını, dünya çapında da ilk 20 ülke arasında konumlanmasını sağlayacak

Strategy& araştırma şirketinin rapor hakkında ‘önemli’ diye düştüğü not ise şöyle:

‘Türkiye’de Yüksek Hızlı İnternetin Yaygınlaştırılması’ başlıklı rapor (“Rapor”) Türk Telekomünikasyon A.Ş. (“Türk Telekom”) için PwC firmalar ağı üyesi Strategy& (“Strategy&”), tarafından hazırlanmıştır.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanmış olsa da bu rapor Strategy&’in bağımsız analizini ve bakış açısını yansıtmaktadır.

Bu rapor, Türkiye’de ulusal genişbant internetin hızlandırılmasına ilişkin mekanizmalar hakkında bilgi içermektedir.

Rapor sadece bilgi amaçlı olup tavsiye niteliğinde değildir ve bu bağlamda değerlendirilmemesi gerekir.

Strategy&, bu raporun derlenmesinde kamuya açık bilgiler ile üçüncü taraflarca sağlanan diğer rapor ve materyallerde bulunan bilgileri kullanmıştır.

Strategy& raporun yazıldığı tarihte mevcut olan söz konusu bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğüne ilişkin hiçbir sorumluluk kabul etmemekte olup, bağımsız doğrulama olmaksızın, söz konusu bilgilerin doğruluğuna ve bütünlüğüne güvenmiştir.

Bu nedenle raporda yer alan ve mevcut bilgiler kullanılarak yapılan analizlerden çıkan herhangi bir sonuç Strategy&’in en iyi mesleki kanaatine dayalıdır; başka mantıklı kanaatlere ve tavsiyelere varılması da mümkündür.

Strategy&’in okura karşı sözleşmeye veya haksız fiile dayalı (yasal yükümlülüğün ihmali ve ihlali dahil ancak bununla sınırlı olmayan) görev veya sorumluluklarının bulunmadığını, okurun bu raporu herhangi bir suretle kullanmayı (veya kullanmamayı) tercih etmesinden kaynaklanan veya okurun rapora ve içeriğine erişim kazanması neticesinde ortaya çıkan sair bir sonuçtan kaynaklanan herhangi bir zarar, hasar veya tabiatı her ne olursa olsun herhangi bir masraf bakımından Strategy&’in okura karşı yükümlü olmayacağını, okur kabul eder. Strategy&, raporla ilgili tüm beyanları, garantileri, taahhütleri ve teminatları hariç tutar.

Strategy& raporda yer alan bilgilerin doğru, kesin, eksiksiz veya yanıltıcı olmadığını ve rapordaki yönlendirmelerin kullanımının belli bir sonuca götüreceğini veya belli herhangi bir amaç için uygun olduğunu beyan, garanti veya taahhüt etmez.

Bu rapora ilişkin tüm telif hakları ve diğer mülkiyet hakları saklıdır ve açık veya örtülü olarak hiçbir kullanım hakkı verilmez ve verildiği ima edilmez.