Karbon Saydamlık Projesi’nden Türk Telekom’a çifte başarı ödülü

Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, çevresel ve sosyal alanlardaki faaliyetleriyle uluslararası düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Şirket, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan “A” notunu 2025 yılında da korumayı başardı. Sürdürülebilirlik çalışmalarını tüm operasyonlarına yansıtan Türk Telekom, ilk kez katıldığı Su Güvenliği Programı raporlamasında ise “A-” notunu elde ederek küresel liderler arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Türk Telekom’un bu çifte başarısı, “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesi” temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü. Şirket, şeffaf raporlama anlayışı ve veri odaklı yönetim stratejisi ile Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişindeki vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.

Ebubekir Şahin

Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık

Sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçladıklarını ifade etti. Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki ‘A’ skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda ‘A-‘ skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025’e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık. Türk Telekom olarak sadece çevresel etkilerimizi yönetmekle kalmıyor, iklimle ilgili risk ve fırsatlarımızı ölçülebilir hale getirip finansal kararlarımızın bir parçası yapıyoruz. Kapsamlı İklim Eylem Planımızı Entegre Raporumuza dahil ederken, emisyon azaltma hedeflerimizi Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdık.”

Sürdürülebilirliği, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, önümüzdeki dönemde de çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı

Yenilenebilir kaynaklara yönelik yatırımlarına hız veren Türk Telekom, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine katkı sunmayı sürdürülebilir kılıyor. Şirketin 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği Güneş Enerjisi Santrali (GES), yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı.

GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da da sürdürmeyi planlayan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye almayı hedefliyor. Üç şehirde yapılacak yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması ve böylece yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımının engellenmesi öngörülüyor. Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşama entegre etmek isteyen şirket, girişim sermayesi TT Ventures aracılığıyla E4 Şarj – Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini de yürüterek elektrikli araç kullanıcılarına kesintisiz hizmet sunuyor.

Hedef 2050’de Net Sıfır

İklim değişikliğinin iş süreçleri üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini veri yönetişimiyle şekillendiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, 15 şehirde uygulanan akıllı şehircilik projeleri ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelesini güçlendiren şirket, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında “Net Sıfır” seviyesine ulaşmayı hedefliyor.

Exit mobile version