LC Waikiki, son yıllarda gerçekleştirdiği 20 milyon doları aşan teknoloji yatırımları ve yapay zekâ temelli uygulamalarla perakende operasyonlarını yeniden yapılandırıyor. Şirket, tasarımdan mağazaya uzanan ürün döngüsünü altı haftaya kadar indirirken, üretim ve tedarik süreçlerini büyük ölçüde dijital altyapı üzerinden yönetiyor.
Veri ve teknoloji odaklı bu yaklaşım, LC Waikiki’nin yalnızca ürün geliştirme ve satış süreçlerini değil; stok yönetiminden müşteri geri bildirimlerinin analizine kadar geniş bir alanı kapsayan entegre bir operasyon modeli kurmasını sağlıyor.
Tasarımdan mağazaya uzanan dijital süreç
LC Waikiki, müşteri geri bildirimleri ve satış verilerini eş zamanlı analiz ederek ürün geliştirme süreçlerine doğrudan entegre ediyor. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde, farklı ülkelerdeki tüketici beklentileri daha hızlı okunabiliyor ve ürün planlamaları bu veriler doğrultusunda şekilleniyor.
Şirketin operasyonlarında veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zekâ tabanlı stok yönetimi birlikte çalışıyor. Bu yapı, tasarımdan tedarik zincirine kadar birçok sürecin dijital olarak izlenmesine olanak tanıyor.
Veri merkezleri ve küresel altyapı yatırımları
LC Waikiki, Bağcılar’daki genel müdürlük binasında yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırımla bir veri merkezini devreye aldı. Ankara’daki olağanüstü durum merkezinin yeni binasına taşınması için yapılan yaklaşık 2 milyon dolarlık yatırımla ise iş sürekliliği ve veri güvenliği süreçleri güncellendi.
Şirket ayrıca, 21 ülkedeki e-ticaret operasyonlarını tek merkezden yönetmek amacıyla bulut tabanlı bir altyapı kurdu. Yaklaşık 20 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirilen bu sistem sayesinde, farklı ülkelerdeki dijital operasyonlar ortak bir platform üzerinden yürütülüyor.
Şerafettin Özer: “Veriye dayalı karar alma süreci belirleyici hale geliyor”
LC Waikiki Dijital Dönüşüm ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Şerafettin Özer, perakende sektöründe rekabet dinamiklerinin değiştiğine dikkat çekerek, hız ve doğru zamanda karar alabilmenin önem kazandığını ifade etti. Özer, teknolojinin şirket içinde destekleyici bir unsurdan ziyade, iş yapış biçiminin merkezine yerleştirildiğini belirtti.
Tasarımdan mağazaya uzanan sürecin kısalmasında, farklı pazarlardaki müşteri beklentilerinin veriye dayalı analiz edilmesinin etkili olduğunu vurgulayan Özer, geliştirilen yapay zekâ araçlarının çalışanların karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla kullanıldığını söyledi.
Kurum içi yapay zekâ platformu LCWGPT
LC Waikiki’nin kendi bünyesinde geliştirdiği yapay zekâ platformu LCWGPT, şirket genelinde aktif olarak kullanılıyor. Platform, veri analizi, raporlama ve karar destek süreçlerinde farklı birimlere yapay zekâ tabanlı araçlar sunuyor.
Yazılım ekipleri, kod geliştirme süreçlerinde yapay zekâ destekli uygulamalardan yararlanırken, bazı rutin iş adımları otomasyon sistemlerine devrediliyor. Şirket, bu sayede çalışanların daha analitik ve tasarım odaklı alanlara yönlendirilmesini hedefliyor.
Fiziksel ve dijital kanallarda veri kullanımı
LC Waikiki, fiziksel mağazalarda anonim veriler üzerinden reyon ve ürün yerleşimlerine ilişkin analizler gerçekleştiriyor. Dijital kanallarda elde edilen kullanıcı davranış verileri ise stok, ürün ve tedarik planlamasında girdi olarak değerlendiriliyor.
Bu veriler, şirketin hem fiziksel mağazalarda hem de e-ticaret operasyonlarında daha dengeli bir ürün ve stok yönetimi yapmasına katkı sağlıyor.
‘Müşteri Radarı’ ve yerli yazılım uygulamaları
Şirketin geliştirdiği ‘Müşteri Radarı’ sistemi, mağazalarda veya dijital kanallarda bulunamayan ürünlere yönelik talepleri anlık olarak tespit ediyor. Bu talepler, üretim ve tedarik süreçlerine aktarılarak ürünlerin daha kısa sürede yeniden satışa sunulması hedefleniyor.
Mağaza içi operasyonlarda kullanılan yerli yazılım WPOS ile kasa işlem sürelerinde yüzde 40’a varan iyileşme sağlandı. Mart 2026 itibarıyla Türkiye genelindeki yaklaşık 4 bin 500 kasanın, 2026 yıl sonuna kadar ise dünya genelindeki 8 bin kasanın bu sistemle çalışması planlanıyor.
Yapay zekâ destekli mühendislik süreçleri
LC Waikiki bünyesindeki yazılım ekipleri, kod geliştirme süreçlerinde yapay zekâ destekli araçlardan yararlanıyor. Şirket verilerine göre, geliştirilen kodların yaklaşık yüzde 40’ı bu araçların desteğiyle oluşturuluyor. Robotik süreç otomasyonları sayesinde bazı rutin işler dijital sistemlere aktarılırken, çalışanların daha katma değerli alanlara yönelmesi amaçlanıyor.
