Palantir’in görünmez mimarı Shyam Sankar ve kitlesel takip teknolojileri

Veri analitiği ve yapay zekâ teknolojileri günümüzde kitlesel takibin, sınır dışı operasyonlarının ve askeri hedefleme sistemlerinin en büyük yakıtı haline geldi. Bu karanlık ekosistemin en tartışmalı aktörü ise şüphesiz ABD’li teknoloji şirketi Palantir Technologies. Şirketin kuruluşundan bu yana veri madenciliği algoritmalarını şekillendiren, bugün ise Baş Teknoloji Sorumlusu (CTO) koltuğunda oturan Shyam Sankar, küresel dijital gözetim mekanizmasının en önemli akıl hocalarından biri olarak kabul ediliyor. Palantir’in milyar dolarlık bir küresel izleme aygıtına dönüşmesindeki teknik mimar olan Sankar, geliştirdiği yazılımlarla insan hakları ihlalleri tartışmalarının tam merkezinde yer alıyor.

Mühendislikten kitlesel takibe uzanan yol

Mumbai doğumlu Hintli bir göçmen ailesinin çocuğu olan Shyam Sankar, Cornell Üniversitesinde Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği okuduktan sonra Stanford Üniversitesinde Yönetim Bilimi ve Mühendisliği üzerine yüksek lisansını tamamladı. Kariyerinin dönüm noktası ise 2006 yılında, Peter Thiel ve Alex Karp gibi isimler tarafından kurulan Palantir’e 13 numaralı çalışan olarak katılması oldu.

Sankar, şirketin sadece bir yazılım tedarikçisi olmaktan çıkıp devletlerin istihbarat ve operasyon hücrelerine sızmasını sağlayan “Forward Deployed Engineer” (Sahada Görevli Mühendis) modelini geliştirdi. Bu model uyarınca Palantir mühendisleri doğrudan ordu, polis teşkilatları ve istihbarat birimlerinin içine yerleştirilerek, veri izleme yazılımlarının insanları hedef alma kapasitesini en üst seviyeye çıkardı. Sankar, Ocak 2023’te şirketin CTO’su ve İcra Başkan Yardımcısı pozisyonuna getirilerek Palantir’in askeri yapay zekâ operasyonlarının tek yetkilisi konumuna ulaştı.

İnsan hakları ihlalleri iddiaları ve Palantir’in karanlık sicili

Palantir, kurulduğu günden itibaren şeffaflıktan uzak operasyonları, gizli devlet sözleşmeleri ve bireysel özgürlükleri hiçe sayan veri toplama refleksleri nedeniyle uluslararası kamuoyunda sert eleştirilerin hedefinde yer alıyor. Şirket, yapay zekâ ve büyük veri analitiğini demokratik süreçleri desteklemek için değil, devlet şiddetini ve gözetimini otomatikleştirmek için kullanmakla suçlanıyorum. Palantir’in eleştirildiği ve insan hakları örgütleri tarafından mercek altına alındığı temel başlıklar şunlar:

ICE göçmen baskınları ve aile parçalamaları

Palantir’in en çok tepki çeken faaliyeti, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) dairesi ile yaptığı milyonlarca dolarlık iş birlikleridir. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve Elektronik Sınır Vakfı (EFF) gibi kuruluşların raporlarına göre, Palantir tarafından geliştirilen “ICM” ve “FALCON” adlı veri entegrasyon platformları, göçmenlerin ve sığınmacıların izini sürmek için kullanıldı. Bu yazılımlar; kişilerin sağlık verilerinden sosyal medya hareketlerine, ehliyet kayıtlarından adres bilgilerine kadar her şeyi tek bir havuzda birleştirerek toplu göçmen baskınlarına zemin hazırladı. Palantir’in algoritmik desteğiyle yapılan bu baskınlar, binlerce belgesiz göçmenin gözaltına alınmasına, çocukların anne ve babalarından koparılarak ailelerin irreparable (geri döndürülemez) şekilde parçalanmasına yol açtı.

Savaş alanlarında yapay zekâlı hedefleme

Şirketin teknolojileri yalnızca yerel güvenlik politikalarında değil, aktif savaş bölgelerinde de ölümcül sonuçlar doğuruyor. Palantir, İsrail Savunma Bakanlığı ile olan ortaklığını 2023 yılından itibaren daha da büyüterek Gazze’deki askeri operasyonlar ve kitlesel hedefleme süreçleri için yapay zekâ desteği sağladı. Şirket CEO’su Alex Karp’ın askeri yardımları açıkça savunmasının yanı sıra, Shyam Sankar da Pentagon için yürüttükleri askeri yapay zekâ projelerini “bu neslin Manhattan Projesi” (atom bombasının geliştirildiği gizli askeri program) olarak tanımlayarak durumun vehametini ve teknolojinin yıkıcılığını gözler önüne serdi. Palantir’in algoritmik savaş yazılımları, insan hakları savunucuları tarafından kitlesel sivil ölümlerine ve savaş suçlarına ortak olmakla eleştiriliyor.

Kazanç odaklı bir gözetim felsefesi

Shyam Sankar ve yönetimindeki mühendislik kadrosu, Palantir’in hisselerinin son dönemde yapay zekâ çılgınlığıyla yüzde 500’ün üzerinde değer kazanması sonucu milyar dolarlık servetlere ulaştı. Ancak bu finansal başarı, dünya genelinde kişisel verilerin silah haline getirilmesi, azınlıkların ve göçmenlerin algoritmalar vasıtasıyla sistematik olarak fişlenmesi pahasına elde edildi. Uluslararası hak örgütleri, Palantir’in insan hakları taahhütlerinin tamamen bir halkla ilişkiler illüzyonundan ibaret olduğunu vurguluyor. Shyam Sankar’ın başında olduğu teknolojik mimari, verilerin rıza dışı toplanması ve devletlerin baskı araçlarına dönüştürülmesi süreçlerini hızlandırarak küresel dijital otoriterleşmenin en tehlikeli araçlarından biri olmaya devam ediyor.

Exit mobile version