Almanya merkezli teknoloji şirketi Siemens’in Türkiye birimi, küresel enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan “2025 Türkiye Elektrikli Araç Ekosistemi ve Şarj Altyapısı Dönüşümü Raporu” verilerini değerlendirdi. Rapora göre Türkiye, elektrikli araç satışlarında Avrupa ile paralel bir büyüme sergilerken, bazı segmentlerde ise daha hızlı bir ivme yakaladı.
Elektrikli mobilitenin ulaştığı ölçek, şarj altyapısının ulusal enerji şebekesi üzerindeki etkisini ve şehir yaşamındaki rolünü daha görünür hâle getirdi. Araştırma sonuçları, elektrikli araçların yalnızca bir ulaşım alternatifi olmaktan çıkıp, Türkiye’nin genel enerji dengesi ve tüketim yapısında stratejik bir unsur konumuna geldiğini gösteriyor.
Tüketim 166 bin hanenin yıllık ihtiyacına eş değer
Verilere göre, 2025 yılında elektrikli araçların gerçekleştirdiği toplam elektrik tüketimi 460 MWh seviyesine ulaştı. Bu değer, yaklaşık 166 bin hanenin yıllık elektrik tüketimiyle aynı ölçekte bulunuyor. Aynı yıl içinde gerçekleşen toplam şarjlanma sayısı ise 21,7 milyonu aşarak elektrikli araç kullanımının günlük yaşamın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Sektördeki tartışmaların artık kurulan istasyon sayısından ziyade, şarj işlemlerinin enerji sistemine etkisine odaklandığı belirtiliyor. Türkiye’deki şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü yaklaşık 3 GW seviyesine ulaşmış durumda. Bu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü olan 125 GW’ın yaklaşık yüzde 2,5’ine karşılık geliyor. Bu oran, şarj altyapısının ulusal enerji şebekesi planlamasında dikkate alınması gereken bir büyüklüğe ulaştığını gösteriyor.
Küresel sıralamada dördüncü sıraya yükseliş
Rapora göre, 2025 yılında Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yüzde 17’sini tamamen elektrikli araçlar oluşturdu. Bir önceki yıl yüzde 10 olan bu pay, bir senede önemli bir artış kaydetti. Avrupa Birliği genelinde de aynı dönemde elektrikli araç payı yüzde 14’ten yüzde 17’ye yükseldi. Bu veriler, Türkiye’nin elektrikli mobilite dönüşümünde Avrupa ile benzer bir çizgide ilerlediğini netleştiriyor.
Türkiye’nin pazar performansı küresel ölçekte de değişim gösterdi. 2024 yılında dünya elektrikli araç satış sıralamasında 9. sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında 4. sıraya yükseldi. İç pazardaki bu büyümenin arkasında teknolojik yatırımların artması, şarj altyapısının genişlemesi ve tüketici tercihlerinin bu yöne kayması yer alıyor.
Kesintisiz ve verimli şarj altyapısı önem kazanıyor
Rapordaki verileri değerlendiren Siemens Türkiye eMobility Yöneticisi Rıfkı Çolak, elektrikli mobilitenin Türkiye’nin genel enerji dengesini ve tüketim yapısını dönüştüren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Çolak, ekosistem hızla büyürken gerçek farkın istasyon sayısından ziyade, her bir istasyonun kesintisiz ve verimli çalışabilmesinde ortaya çıktığını vurguladı.
Verilen bilgilere göre, Siemens eMobility 2025 yılı boyunca yürüttüğü operasyonel faaliyetler ve yüksek performanslı şarj teknolojileriyle 26 bin ton CO₂ salımının önlenmesine katkı sağladı. Şirket, ülke genelinde 1200’ün üzerinde şarj noktasıyla elektrikli araç altyapısının enerjilendirilmesinde rol oynamaya devam ediyor.
