ABD’de Tylenol adıyla satılan ağrı kesici ve ateş düşürücü ilacın gebelikte kullanılması ile çocuklarda otizm görülmesi arasında olası bir ilişki bulunduğu iddiası, bilim dünyasında ve sağlık politikalarında tartışma yaratıyor. Ancak yeni araştırmalar, bu ilişkinin doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu doğrulamıyor.
Parasetamol otizme neden oluyor mu? Bu soruya verilecek yanıt, yalnızca bazı araştırmalarda görülen istatistiksel ilişkilere değil, çalışmaların nasıl yapıldığına ve hangi değişkenleri dikkate aldığına da bağlı.
Tylenol ve otizm tartışması nasıl başladı?
Tylenol, etken maddesi asetaminofen olan bir ilaç markası. Türkiye’de ve Avrupa’nın büyük bölümünde aynı etken madde parasetamol adıyla biliniyor. İlaç, ağrıların hafifletilmesi ve ateşin düşürülmesi amacıyla kullanılıyor.
Son yıllarda bazı bilimsel araştırmalar, gebelik sırasında parasetamol kullanan kadınların çocuklarında otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) görülme sıklığının daha yüksek olabileceğini öne sürdü.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 22 Eylül 2025’te gebelikte asetaminofen kullanımıyla çocuklarda otizm ve DEHB gibi nörogelişimsel durumlar arasında olası bir ilişkiye dikkat çekerek ilaç etiketlerinin değiştirilmesi sürecini başlattı.
Bu açıklama, bilimsel tartışmayı kamuoyunun gündemine taşıdı. Ancak FDA’nın açıklaması, ilacın otizme neden olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Kurum da mevcut verilerin nedensel bir ilişkiyi ortaya koymadığını ve bilimsel literatürde aksi yönde sonuçlar bulunduğunu belirtti.
Araştırmalar neden farklı sonuçlara ulaşıyor?
Parasetamol ile otizm arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların sonuçları ilk bakışta çelişkili görünebilir. Bunun önemli nedenlerinden biri, gebelik sırasında ilaç kullanan ve kullanmayan kadınların farklı sağlık koşullarına sahip olabilmesi.
Örneğin hamilelik sırasında ateş, enfeksiyon veya şiddetli ağrı yaşayan bir kadın parasetamol kullanabilir. Bu sağlık sorunlarının kendisi veya bunlara eşlik eden başka etkenler de çocuğun gelişimiyle ilişkili olabilir.
Dolayısıyla bir araştırmada parasetamol kullanan kadınların çocuklarında otizm tanısının daha sık görülmesi, ilacın bu duruma doğrudan neden olduğunu tek başına göstermez.
Araştırmacıların genetik özellikleri, aile geçmişini, ilacın kullanım süresini, dozunu ve kullanım nedenini dikkate alması bu nedenle önem taşıyor.
2,5 milyon çocuk üzerinde yapılan araştırma ne buldu?
2024’te JAMA dergisinde yayımlanan İsveç merkezli araştırma, 1995-2019 yılları arasında doğan yaklaşık 2,5 milyon çocuğun verilerini inceledi.
Araştırmacılar, genel nüfus karşılaştırmalarında parasetamole maruz kalan çocuklarda otizm, DEHB ve zihinsel yetersizlik tanılarıyla küçük istatistiksel ilişkiler gözlemledi. Ancak aynı ailedeki kardeşlerin karşılaştırıldığı analizlerde bu ilişkiler ortadan kalktı.
Bu sonuç, ilk karşılaştırmalarda görülen ilişkinin genetik özellikler ve aile ortamı gibi başka faktörlerle açıklanabileceğine işaret ediyor.
2026’da yayımlanan yeni araştırmalar da tartışmaya katkıda bulundu. Danimarka’da 1,5 milyondan fazla çocuğun verilerinin incelendiği araştırmada, gebelikte parasetamole maruz kalma ile çocuklarda otizm görülmesi arasında ilişki saptanmadı.
Haziran 2026’da JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan bir başka araştırmada da kardeş karşılaştırmalarında parasetamol kullanımı ile otizm veya DEHB arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.
Bu çalışmalar, gebelikte parasetamol kullanımının otizme neden olduğu iddiasını desteklemiyor. Bununla birlikte gözlemsel araştırmaların hiçbirinin tek başına bütün olasılıkları kesin olarak dışlayamayacağı da unutulmamalı.
Bilimsel derlemeler ne söylüyor?
2025’te BMJ dergisinde yayımlanan bir araştırma, parasetamol ile otizm ve DEHB arasındaki ilişkiyi inceleyen dokuz sistematik derlemeyi değerlendirdi. Bu derlemeler toplam 40 çalışmayı kapsıyordu.
Bazı önceki derlemelerde parasetamol kullanımı ile nörogelişimsel durumlar arasında ilişki bildirilmişti. Ancak BMJ araştırmacıları, mevcut derlemelerin önemli yöntemsel sorunlar taşıdığını ve kanıtların güvenilirliğinin düşük ya da çok düşük düzeyde olduğunu belirtti.
Araştırmacıların temel değerlendirmesi, gebelikte parasetamol kullanımı ile çocuklarda otizm veya DEHB arasında açık bir nedensel ilişkinin mevcut kanıtlarla ortaya konulamadığı yönündeydi.
Ocak 2026’da The Lancet Obstetrics, Gynaecology, & Women’s Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz de önerilen dozlarda parasetamol kullanımı ile otizm, DEHB veya zihinsel yetersizlik riskinde artış olduğuna ilişkin kanıt bulmadı.
Buradaki önemli ayrım şu: Bilimsel veriler bir ilacın kesinlikle hiçbir risk taşımadığını kanıtlamakla aynı şey değildir. Ancak bir risk iddiasının kanıtlanmış kabul edilmesi için de yeterli ve güvenilir bulgular gerekir.
FDA ile Avrupa İlaç Ajansı neden farklı yaklaşıyor?
ABD’deki tartışmanın en önemli yönlerinden biri, sağlık otoritelerinin aynı bilimsel literatürü farklı biçimlerde değerlendirmesi.
FDA, Eylül 2025’te olası ilişkiye dikkat çekerek etiket değişikliği sürecini başlattı. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ise 20 Ocak 2026’da yaptığı güncellemede, önerilen dozlarda parasetamol kullanımının çocuklarda otizm, DEHB veya zihinsel yetersizlik riskini artırdığını gösteren yeni bir kanıt bulunmadığını açıkladı.
EMA, gebelikte klinik olarak gerekli olduğunda parasetamol kullanımına ilişkin mevcut Avrupa Birliği önerilerinin değişmediğini bildirdi. Haziran 2026’da ABD Anne-Fetüs Tıbbı Derneği de mevcut bilimsel kanıtların parasetamol ile otizm arasında nedensel bir ilişki ortaya koymadığını belirterek ilacı gebelikte ağrı ve ateş tedavisinde ilk seçenek olarak önermeyi sürdürdü.
Bu farklılık, bilimsel bulguların yanı sıra kanıtların değerlendirilmesi ve ihtiyat yaklaşımıyla ilgili bir tartışma olduğunu gösteriyor.
Gebelikte parasetamol kullanmak riskli mi?
Mevcut kanıtlar, hamilelerin otizm endişesi nedeniyle parasetamolü tamamen bırakması gerektiği sonucunu desteklemiyor.
Gebelikte ağrı ve ateşin tedavisi de önem taşıyor. Özellikle yüksek ateşin tedavisiz kalması anne ve bebek açısından risk oluşturabilir. Parasetamol, uygun klinik koşullarda gebelikte ağrı ve ateş tedavisi için kullanılan ilaçlardan biri olmaya devam ediyor.
Bununla birlikte her ilaçta olduğu gibi parasetamolün de gereksiz kullanımından kaçınılması gerekiyor. Gebelikte kullanılması gerektiğinde sağlık uzmanının önerisi doğrultusunda mümkün olan en düşük etkili dozun, mümkün olan en kısa süreyle kullanılması tavsiye ediliyor.
Parasetamol yerine başka bir ağrı kesiciye kendi kendine geçmek de doğru bir yaklaşım değil. Özellikle ibuprofen gibi ilaçların gebelikte farklı riskleri bulunabiliyor.
Gebelik sırasında ilaç kullanımı konusunda endişesi olanların doktorlarına danışması, sosyal medyada dolaşan iddialara dayanarak tedaviyi değiştirmemesi gerekiyor.
Otizmin nedeni tek bir ilaca indirgenebilir mi?
Otizm spektrum bozukluğu, gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkan ve sosyal iletişim ile davranış örüntülerini farklı biçimlerde etkileyebilen karmaşık bir nörogelişimsel durum.
Otizmin ortaya çıkışında genetik etkenler önemli bir rol oynuyor. Çevresel ve biyolojik etkenlerin olası katkıları da bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.
Bu nedenle otizmi tek bir ilaca, tek bir davranışa veya gebelik sırasında yaşanan tek bir olaya bağlamak bilimsel açıdan doğru değil. Aynı şekilde otizmli çocukların ailelerini gebelikte aldıkları ilaçlar nedeniyle suçlamak da mevcut kanıtlarla desteklenmiyor.
Bilimsel tartışmalarda istatistiksel bir ilişkinin neden-sonuç ilişkisi olarak sunulması, ailelerde gereksiz kaygıya yol açabilir. Sağlık haberlerinin bu ayrımı açık biçimde ortaya koyması gerekiyor.
Sonuç: Tylenol ile otizm arasında kanıtlanmış bir neden-sonuç ilişkisi yok
Tylenol ve parasetamol hakkındaki tartışma, gebelikte ilaç güvenliğinin ne kadar dikkatli araştırılması gerektiğini gösteriyor. Bazı gözlemsel çalışmalar olası ilişkiler bildirmiş olsa da kardeş karşılaştırmalarını içeren araştırmalar ve 2026’da yayımlanan bilimsel değerlendirmeler, parasetamolün otizme neden olduğu iddiasını doğrulamıyor.
Bugün için bilimsel kanıtların desteklediği sonuç, gebelikte önerilen dozlarda parasetamol kullanımı ile çocuklarda otizm arasında kanıtlanmış bir nedensel ilişki bulunmadığıdır.
Yeni araştırmalar ilaç güvenliğine ilişkin bilgileri geliştirebilir. Ancak mevcut veriler değerlendirilirken hem olası riskleri hem de tedavi edilmeyen ağrı ve ateşin doğurabileceği sonuçları birlikte ele almak gerekiyor.
