36-45 yaş grubunda indirim yorgunluğu görülüyor

Hopi’nin yayımladığı yeni anket çalışması, Türkiye’de yılbaşı alışverişi alışkanlıklarının önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. 1.200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, yılbaşı hediyelerinin büyük bölümü artık Kasım indirimleri döneminde satın alınıyor. Tüketici alışverişten vazgeçmiyor ancak kararlarını daha erken, daha bilinçli ve ihtiyaç odaklı veriyor.
20 milyon kullanıcısıyla Türkiye’nin en geniş perakende ekosistemlerinden birine sahip olan Hopi’nin anketine göre, alışveriş sürerken motivasyonlar yaş gruplarına göre belirgin biçimde farklılaşıyor. Gençler indirimlerde acele etmiyor, orta yaş grubu fırsatları daha yakından takip ediyor, 56 yaş üzeri ise ihtiyaç dışı harcamalara mesafeli duruyor. Bu tablo, tek tip kampanya dönemlerinin etkisinin sorgulandığı yeni bir döneme işaret ediyor.
Kasım alışverişi karar dönemi, Aralık anlam ve paylaşım zamanı
Araştırma, Kasım indirimleriyle başlayıp yılbaşı vitrinleriyle devam eden alışveriş takviminin artık “ne alındığı” kadar “neden alındığı” sorusuna da yanıt verdiğini gösteriyor. Kampanyalar önemini korusa da tüketici için asıl belirleyici unsur doğru zamanlama ve ihtiyacını net biçimde tanımlayabilme becerisi oluyor.
Ankete katılanların yüzde 53’ü “Aralık ayında iyi bir indirim yakalarsam kaçırmam” yanıtını verse de yılbaşı hediyelerinin önemli bir kısmı Kasım ayında satın alınıyor. Bu durum, tüketicinin fiyat ve fırsat odaklı kararlarını daha erken verdiğine işaret ediyor. Hopi verilerine göre Kasım ayı daha çok karşılaştırma ve satın alma dönemi olarak öne çıkarken, Aralık ayı harcamadan çok paylaşma ve bağ kurma zamanı haline geliyor.
Yılbaşı atmosferinin etkisi gençlerde daha güçlü
Yaş kırılımları incelendiğinde, yılbaşı atmosferinden en çok etkilenen grubun 18-25 yaş aralığı olduğu görülüyor. 36-45 yaş grubu daha temkinli ve fırsat kollayan bir tutum sergilerken, 56 yaş üzeri tüketiciler yılbaşı döneminde de temel ihtiyaç yaklaşımını koruyor. Bu farklılaşma, yılbaşı kampanyalarının etkisini yitirmediğini ancak işlev değiştirdiğini ortaya koyuyor.
İndirim yorgunluğu 36-45 yaş grubunda belirginleşiyor
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri de “indirim yorgunluğu” kavramı oldu. Özellikle 36-45 yaş aralığındaki tüketiciler, yıl boyunca süren kesintisiz indirim döngüsünün kampanyalara karşı duyarsızlaşmaya yol açtığını belirtiyor. Yüksek indirim oranları dahi artık yeterince cazip bulunmuyor. Bunun temel nedeni, indirimlerin istisna olmaktan çıkıp standart hale gelmesi olarak öne çıkıyor.
Buna karşın Black Friday’de alışveriş yapmayacağını söyleyen tüketiciler bile “iyi bir indirim olsa ne alırdınız?” sorusuna verdikleri yanıtlarda alışverişten tamamen kopmadıklarını gösteriyor. Bu grupta da giyim ilk sırada yer alırken, ayakkabı-çanta ve elektronik ürünler öne çıkan diğer kategoriler arasında bulunuyor.
Black Friday’de roller değişiyor
Kasım ayının en yoğun alışveriş günü olan Black Friday için “alışveriş yaparım” diyenlerin oranı yüzde 78’e ulaşıyor. Ancak motivasyonlar yaş gruplarına göre değişiyor. Gençler Black Friday’i özellikle beklerken, 56 yaş üzeri bu döneme en mesafeli yaklaşan grup olarak öne çıkıyor.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise cinsiyet rollerindeki değişim oldu. Black Friday’de alışveriş yapmamayı tercih eden kadınlar daha çok “ihtiyacım yok” gerekçesini öne sürerken, erkekler indirimleri yeterince cazip bulmadığını ifade ediyor.
Kasım indirimleri hâlâ güçlü ama etkisi sınırlı
Ankete katılanların yüzde 68’i Kasım fırsatları kapsamında alışveriş yaptığını belirtirken, en yüksek satın alma motivasyonu orta yaş grubunda görülüyor. Gençler ve 56 yaş üzeri tüketiciler ise Kasım indirimlerinin ilk döneminde daha temkinli davranıyor. Bu iki grubun ortak noktası, yanlış zamanda yanlış harcama yapmaktan kaçınma isteği olarak öne çıkıyor.
Giyim liderliğini koruyor, tercihler kuşaklara göre ayrışıyor
Hopi verilerine göre Kasım fırsatları döneminde alışverişlerin yüzde 32’si giyim kategorisinde gerçekleşti. Ayakkabı-çanta ve kozmetik bu kategoriyi izliyor. Ancak yaş gruplarına göre tercihler farklılaşıyor. 56 yaş üzeri tüketiciler giyime daha mesafeli dururken, kozmetik hem 18-25 yaş grubunda hem de 56 yaş üzeri tüketicilerde dikkat çekici biçimde öne çıkıyor. Elektronik ürünler ise özellikle 36-45 yaş aralığında belirgin bir tercih olarak öne çıkıyor. Bu tablo, herkese aynı kampanya yaklaşımının etkisini yitirdiğini gösteriyor.
2026 beklentileri: Daha bilinçli, daha seçici tüketici
Araştırmanın 2026 beklentilerine odaklanan bölümü, tüketici psikolojisindeki dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. “Para biriktireceğim” diyenlerin genel oranı yüzde 3’te kalırken, bu oran gençlerde yüzde 10’a çıkıyor. Diğer yaş gruplarında ise yüzde 1 seviyelerine kadar düşüyor. Buna rağmen ankete katılanların yarısından fazlası “iyi bir indirim yakalarsam kaçırmam” yanıtını veriyor.
26-35 yaş grubu alışverişten vazgeçmiyor ancak avantaj kolluyor. Kadınlar 2026’da da sosyal hayattan ve keyiften ödün vermek istemezken, 56 yaş üzeri tüketiciler ihtiyaç odaklı ve kontrollü yaklaşımını sürdürüyor. Hopi anketine göre 2026’nın tüketici profili netleşiyor: Tüketici ne tamamen frene basıyor ne de eski hızına dönüyor. Alışveriş kararları daha bilinçli, daha seçici ve daha kişisel bir zeminde şekilleniyor.

