Samsung ve AMD iş birliğiyle ağlarda donanım bağımlılığı azalıyor

Samsung Electronics ve AMD, RAN’dan çekirdek ağa kadar uzanan ağ portföylerinde gerçekleştirdikleri yeni nesil teknolojik atılımları duyurdu. İki şirket arasındaki stratejik ortaklık, doğrulama aşamasından ticari yayılım sürecine geçerek yazılım ve yapay zekâ odaklı ağ inovasyonlarında yeni bir dönemi başlatıyor.
Bulut tabanlı çekirdek ağ çözümlerinde yeni dönem
Samsung, AMD EPYC 9005 Serisi işlemcilerle desteklenen 5G Non-Standalone (NSA) ve 4G LTE Çekirdek ağ geçidi çözümlerini kurmak üzere Kanada merkezli operatör Videotron tarafından seçildi. Bu proje, Samsung’un Kuzey Amerika pazarındaki varlığını güçlendirirken, operatörlerin bulut tabanlı yapay zekâ çekirdek ağ altyapılarına geçişini hızlandırmayı amaçlıyor. İş birliği, operatörlere esnek ve ölçeklenebilir bir altyapı sunarak ağ çözümlerine duyulan güveni pekiştiriyor.
Yapay zekâ destekli vRAN performansında başarı
MWC 2026’da sergilenen gelişmeler kapsamında Samsung, ek donanım hızlandırıcılarına ihtiyaç duymadan AMD işlemcileri üzerinde çalışan tamamen sanallaştırılmış yazılım yığınıyla ticari düzeyde vRAN performansına ulaştığını açıkladı. Samsung’un Ar-Ge laboratuvarlarında gerçekleştirilen çok hücreli testlerin başarılı sonuçları, yazılım tabanlı ağ ortamlarında donanım bağımlılığını azaltarak operatörlere daha fazla seçenek sunuyor.
Samsung Electronics Ağ İş Birimi Başkan Yardımcısı Keunchul Hwang, bu başarının yapay zekâ tabanlı ve açık mimarilerin bilişim inovasyonlarıyla buluştuğunda neler sunabileceğini kanıtladığını belirtti. AMD Kurumsal İş Birimi Başkan Yardımcısı Derek Dicker ise EPYC işlemcilerin modern telekomünikasyonun yoğun hesaplama gereksinimlerini karşılayacak performans ve verimliliği sunduğunu vurguladı.
Kenar-AI çözümleri ile operasyonel kolaylık
İki şirket, kurumsal çözümler alanında da ortak çalışmalarını derinleştirerek Sunucudaki Ağ (NIS) çözümünü tanıttı. AMD işlemcilerle desteklenen bu yeni nesil Kenar-AI (Edge-AI) mimarisi, yapay zekânın ağlara entegrasyonunu kolaylaştırırken operasyonel karmaşıklığı azaltmayı hedefliyor. Japonya’daki bir operatörle gerçek dünya ortamında test edilen bu sistem; video analizi, sensör ve radar algılama hizmetleri gibi farklı kullanım alanlarında hiper-bağlantı olanakları sunuyor.
