Avrupa Birliğinde Chat Control krizi: Dijital gözetim yasallaşıyor mu?
Avrupa Parlamentosu tarafından 26 Mart 2026 tarihinde kıl payı reddedilen, çocukların cinsel istismarı içeren içeriklerin tespiti amacıyla mesajların otomatik olarak taranmasını öngören geçici düzenleme, yeni bir usul yöntemiyle yeniden gündeme geliyor. “Chat Control” olarak adlandırılan bu yasa tasarısının arkasında, şifreleme, mesajlaşma servislerinin gözetimi ve Avrupa Birliği kurumları arasındaki güç dengesine dair geniş kapsamlı bir tartışma yürütülüyor.
Chat Control: Aynı kırılma hattında iki farklı metin
Chat Control kavramı, dijital hizmetlerde belirli içeriklerin otomatik olarak tespit edilmesine izin vererek veya bunu zorunlu kılarak çevrim içi çocuk cinsel istismarı malzemelerinin (CSAM) yayılmasıyla mücadele etmeyi amaçlayan Avrupa Birliği metinlerini ifade ediyor. Bu metinlerin etrafındaki temel tartışma odağını ise özel mesajlaşma servisleri oluşturuyor. Mesajların analiz edilebilmesi, platformun bu mesajları doğrudan okuyabilmesini ya da analizin şifrelemeden hemen önce, kullanıcının cihazında yapılmasını gerektiriyor.
“Cihaz tarafında tarama” (client-side scanning) olarak adlandırılan bu yöntem, dijital haklar savunucularının sert eleştirilerine neden oluyor. Hak savunucuları, bu yöntemi uçtan uca şifreleme mantığıyla bağdaşmayan ve gelecekte siyasi gerekçelerle mesajların sansürlenmesine yol açabilecek kitlesel bir gözetim aracı olarak değerlendiriyor.

Avrupa Birliği, 2021 yılından bu yana bu konuda iki farklı düzeyde ilerleme kaydediyor:
Chat Control 1.0: Bazı platformların iletişim verilerini gönüllü olarak taramasına olanak tanıyan ve e-Gizlilik (ePrivacy) direktifine getirilen geçici bir istisnayı kapsıyor.
Chat Control 2.0 (CSAR): Konuyu kalıcı bir çerçeveye oturtmayı amaçlıyor ancak şifreli iletişim konusuna ilk sürümle aynı yaklaşımı getiriyor.
Mart 2026’da Avrupa Parlamentosu, bu geçici istisnanın süresinin uzatılmasını 24 çekimser oya karşı 306 “evet” ve 307 “hayır” oyu ile reddetti. Mevcut düzenleme 4 Nisan 2026 tarihinde yürürlükten kalktı. Bu ret kararı dijital haklar örgütleri tarafından memnuniyetle karşılanırken; Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği Konseyi ve bazı çocuk koruma dernekleri, bu tür araçların eksikliğinin yasa dışı içeriklerin dolaşımını kolaylaştıracağı gerekçesiyle karardan memnuniyetsizlik duyduklarını ifade etti.

Konsey, Parlamentonun ret kararını aşmanın yollarını arıyor
Söz konusu dosya, Brüksel merkezli Avrupa Birliği Konseyi aracılığıyla yeniden masaya yatırılıyor. Üye devletlerin büyükelçileri, Parlamentonun üç ay önceki ret kararına rağmen, 26 Haziran 2026 tarihinde geçici rejim konusunda yeni bir pozisyon alma yönünde uzlaştı. Yürürlükten kalkan bir yönetmeliğin süresi doğrudan uzatılamayacağı için Konsey, resmi olarak yeni ancak içerik bakımından eski metne çok yakın bir taslak üzerinde çalışıyor. Düzenlemenin geçerlilik süresini Nisan 2028’e kadar uzatmayı öngören bu adım, konuya dair uzayan bir “hukuki boşluğun” önlenmesi gerekçesiyle savunuluyor.
Chat Control karşıtlarına göre bu strateji, reddedilen metnin neredeyse aynısını yeniden dolaşıma sokarak Parlamentonun oylamasını işlevsiz kılmayı amaçlıyor. Bu yöntemin ayrıca Avrupa Veri Koruma Denetçisinin yeni bir görüş bildirmesini, temel haklar üzerindeki etki değerlendirmesini ve önlemin ölçülülüğüne dair kapsamlı bir tartışmayı devre dışı bırakabileceği belirtiliyor.

Süreçteki siyasi hamleler ve tepkiler
Sürecin dikkat çeken bir diğer boyutu ise Avrupa Parlamentosu Başkanı ve Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi Roberta Metsola’nın, 18 Haziran 2026’da Avrupa Konseyinde bir araya gelen devlet ve hükümet başkanlarına geçici rejim konusunda ilerleme kaydedilmesi çağrısında bulunarak dosyanın yeniden açılmasını teşvik ettiği yönündeki iddialar oldu.
Sosyalist gruptan Alman AP Milletvekili ve dosya raportörü Birgit Sippel, geçici istisnanın yeniden açılmasının kalıcı yönetmelik müzakerelerine zarar verebileceğini düşünüyor. Yeşiller grubundan Çekyalı AP Milletvekili Markéta Gregorová ise bu adımı, Parlamentonun kurumsal konumunu zayıflatmaya yönelik bir girişim olarak nitelendiriyor.
Metnin, Temmuz 2026’nın ikinci haftasında, yaz tatili öncesindeki genel kurul oturumlarında yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Chat Control 2.0 üzerindeki müzakereler şifreli mesajların taranması noktasında tıkanmış durumdayken, yapılacak oylama Avrupa Birliğinin kendi parlamentosu tarafından reddedilen bir rejimi farklı bir formülle canlandırıp canlandırmayacağını belirleyecek.









