Geleceğin sınıflarında hibrit model öne çıkıyor

Epson’un öğretmen ve ebeveynlerle gerçekleştirdiği araştırma, dijital araçlar ile basılı materyallerin birlikte kullanıldığı hibrit eğitim modeline yönelik güçlü bir eğilim olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların büyük bölümü, teknoloji destekli sınıf ortamlarının öğrenme çıktıları açısından önemli olduğunu belirtirken, basılı materyallerin de derin okuma ve anlama becerileri açısından değerini koruduğunu ifade etti.
Dijital ve basılı araçların birlikte kullanımı öne çıkıyor
Araştırmaya göre öğretmen ve ebeveynlerin %73’ü projektörleri eğitimde temel araçlar arasında görüyor. Katılımcıların %61’i projektörlerin öğrenci katılımını artırdığını, %63’ü öğrenilen içeriği daha akılda kalıcı hale getirdiğini, %67’si ise öğrenme sürecini zenginleştirdiğini belirtiyor. %60’lık kesim projektörlerin yaratıcılık ve hayal gücünü desteklediğini ifade ediyor.
Basılı materyaller de önemini sürdürüyor. Katılımcıların %65’i yazıcıların etkili öğretme ve öğrenme için vazgeçilmez olduğunu belirtirken, yarıdan fazlası basılı içeriklerin daha derin okuma ve anlama sağladığını düşünüyor. Fiziksel materyallerin not alma ve işaretleme açısından avantaj sunduğu da vurgulanıyor.
Dijital platformlar sınıfların ayrılmaz parçası
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların %76’sı dijital platformların artık sınıfların ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyor. Bununla birlikte, basılı kaynakların güvenilirlik ve odaklanma açısından önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Orta Doğu’da basılı materyallerin daha güçlü bir şekilde desteklendiği görülürken, bu görüş Suudi Arabistan’da %64, Birleşik Arap Emirlikleri’nde %62 seviyesinde ölçüldü.
Katılımcıların %59’u öğrenmenin daha yenilikçi ve ilgi çekici hale gelmesi gerektiğini belirtirken, okulların en yeni teknolojilere erişiminin artırılması gerektiği de öne çıkan beklentiler arasında yer aldı.
Türkiye’de projektör ve basılı materyal algısı
Türkiye’deki katılımcıların %60’ı projektörlerin öğrenme sürecini zenginleştirdiğini, %58’i içeriği daha akılda kalıcı hale getirdiğini ve %58’i öğrenci katılımını artırdığını ifade etti. %70’lik kesim projektörlerin yaratıcılığı desteklediğini, %63’ü ise eğitimi daha verimli hale getirdiğini belirtti.
Basılı materyaller konusunda ise Türkiye’de katılımcıların %53’ü okumanın daha kolay olduğunu, %55’i derin okuma ve anlama becerilerini teşvik ettiğini, %51’i not alma ve açıklama ekleme açısından avantaj sunduğunu, %46’sı ise erişimin daha kolay olduğunu dile getirdi.
Ekran yorgunluğu ve sürdürülebilirlik vurgusu
Araştırmaya katılanların %69’u öğrencilerin dizüstü bilgisayar ve tablet kullanımına bağlı olarak zaman zaman ekran yorgunluğu yaşadığını belirtti. %59’u basılı materyallerin gözler için daha rahat bir çalışma ortamı sunduğunu ifade etti.
Öte yandan katılımcıların %92’si eğitim teknolojileri tercih edilirken çevre dostu özelliklerin önemli bir kriter olduğunu belirtti. Tüm pazarlarda öğretmen ve ebeveynlerin yaklaşık yarısı yapay zekânın öğretim ve öğrenme süreçlerine entegre edilmesini destekliyor.
Hibrit öğretim yaklaşımına talep artıyor
Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, dijital çözümler ile basılı materyallerin birlikte kullanıldığı hibrit öğretim yaklaşımına olan talebin arttığını belirtti. Özsoy, projektörlerin etkileşimli öğrenme ortamları oluşturduğunu, yazıcı çözümlerinin ise basılı materyallerin avantajlarını sunduğunu ifade etti.
Epson’un eğitim odaklı teknoloji portföyünde düşük enerji tüketimi ve minimum atık hedefiyle tasarlanan yazıcı çözümleri ile geniş ve ölçeklenebilir görüntüleme alanı sunan projektörler yer alıyor. Çoklu dokunmatik kalem ve parmak desteği, kablosuz bağlantı ve ekran yansıtma özellikleri gibi etkileşim seçenekleriyle sınıf içi bilgi paylaşımının artırılması hedefleniyor.
Araştırma bulguları, geleceğin sınıflarında dijital araçlar ile basılı materyallerin birlikte kullanıldığı dengeli bir modelin ön plana çıktığını gösteriyor.