Melih Bayram Dede: Deepfake teknolojisi, gerçeğin güvenilirliğini tehdit ediyor

Gazeteci ve yazar Melih Bayram Dede, ses, görüntü ve videoları manipüle edebilen gelişmiş yapay zekâ programlarının, gerçeğinden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız sahte içerikler üretebildiğini belirterek, Deepfake teknolojisinin dezenformasyon açısından ciddi bir tehdit hâline geldiğini söyledi.
Dede’ye göre derin öğrenme algoritmaları sayesinde insan dudak hareketleri okunabiliyor, konuşmalar yeniden kurgulanabiliyor ve yüz ifadeleri gerçekçi biçimde simüle edilebiliyor. Bu da bir kişiyi, hiç yapmadığı eylemleri yaparken ya da hiç söylemediği sözleri söylerken gösterebilmeyi mümkün kılıyor.
En büyük risk: Teknolojiye erişimin kolaylığı
Deepfake (Derin Sahte) olarak adlandırılan bu yöntemin en tehlikeli yönlerinden birinin, gelişmiş teknik bilgi gerektirmeden kullanılabilir hâle gelmesi olduğunu vurgulayan Melih Bayram Dede, bu tür videoları ayırt edebilmek için artık yalnızca göz ve kulaklara güvenmenin yeterli olmadığını ifade etti.
Bugün hayatta olmayan kişilerin bile gerçekmiş gibi gösterilebildiğine dikkat çeken Dede, bu durumun toplumların “gerçeklik algısını” kökten sarsabilecek bir noktaya ulaştığını söyledi.
Zelenski örneği: Savaşta Deepfake kullanımı
Melih Bayram Dede, Deepfake teknolojisinin savaş dönemlerinde nasıl bir propaganda aracına dönüştüğünün en çarpıcı örneklerinden birinin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi sırasında yaşandığını hatırlattı.
16 Mart 2022’de Ukraine 24 adlı televizyon kanallarına sızan Rus internet korsanlarının, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Deepfake yöntemiyle hazırlanmış bir videosunu yayımladığını anımsatan Dede, bu sahte videoda Zelenski’nin teslim olma çağrısı yapıyormuş gibi gösterildiğini belirtti.
İlk bakışta fark edilmeyebilir
Dede’ye göre televizyon izleyicilerinin büyük bölümü bu tür bir manipülasyonu ilk anda fark edemeyebilir. Detaylı teknik inceleme yapılmadıkça Deepfake müdahalelerin tespit edilmesinin zor olduğunu ifade eden Dede, Zelenski videosunda sonradan fark edilen bazı şüpheli unsurlara dikkat çekti.
Bu unsurlar arasında Zelenski’nin kafasının vücuduna oranla büyük görünmesi, aydınlatmanın gerçek videolardan farklı olması ve ses kalitesinin daha düşük olması yer alıyordu. Ancak bu tür detayların, içerik hızla yayıldığında çoğu zaman gözden kaçabildiği vurgulandı.
ABD’de Deepfake kullanımı kurumsallaşıyor
Melih Bayram Dede, Deepfake teknolojisinin yalnızca münferit propaganda girişimleriyle sınırlı kalmadığını, bazı ülkelerde kurumsal düzeyde ele alındığını belirtti. ABD Özel Harekât Komutanlığı’nın (SOCOM), özel şirketlerden Deepfake teknolojileri de dâhil olmak üzere çeşitli hizmetler satın almak için hazırladığı belgenin The Intercept tarafından yayımlandığını hatırlattı.
Bu belgenin, bir hükümetin saldırgan amaçlarla Deepfake teknolojilerini açıkça talep ettiğinin ilk somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Dede, bunun bilgi savaşlarının geldiği noktayı göstermesi açısından önemli olduğunu söyledi.
“Yeni nesil psikolojik operasyon araçları”
Söz konusu talep listesinde Deepfake’in yanı sıra bilgisayar korsanlığı, robotlar, hologramlar, lazer sistemleri, yönlendirilmiş enerji ve elektromanyetik savaş teknolojileri, iletişim kesintisi, dijital aldatma ve etki operasyonları gibi başlıkların yer aldığını aktaran Melih Bayram Dede, bu araçların “yeni nesil psikolojik harp unsurları” olarak konumlandırıldığını ifade etti.
Körfez Savaşı sırasında radyo ve televizyon yayınları üzerinden yürütülen propaganda faaliyetlerini hatırlatan Dede, günümüzde bu yöntemlerin çok daha sofistike ve görünmez hâle geldiğini söyledi.
Seçimler ve kriz dönemleri risk altında
Melih Bayram Dede’ye göre olası bir savaş, işgal girişimi, sızma harekâtı ya da seçime giden bir ülkede, Deepfake teknolojisinin de yer aldığı kapsamlı bir dijital aldatma araç setinin devreye sokulması artık şaşırtıcı olmayacak.
Bu nedenle medya okuryazarlığı ve sosyal medya okuryazarlığına ek olarak, Deepfake konusunda da toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dijital dezenformasyon üzerine çalışmalarıyla tanınıyor
Dijital medya, dezenformasyon ve teknolojinin toplumsal etkileri üzerine çalışmalarıyla bilinen Melih Bayram Dede’nin, İnsan Yayınları tarafından Mart 2004’te yayımlanan “İnternet” ve Liz Yayınları tarafından Şubat 2023’te yayımlanan “Teknoloji ve Hayat” adlı iki kitabı bulunuyor.