Melih Bayram Dede: Yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemleri, bireysel mahremiyet için ciddi bir tehdit

Gazeteci ve yazar Melih Bayram Dede, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bireysel mahremiyet ihlâllerinin giderek arttığını belirterek, yüz tanıma sistemlerinin bu alandaki en sorunlu uygulamalardan biri hâline geldiğini söyledi. Dede’ye göre kullanıcı rızası olmadan toplanan biyometrik veriler, bireyleri farkında olmadan sürekli gözetim altında tutulan potansiyel şüphelilere dönüştürüyor.
Bu duruma ilişkin en çarpıcı örneklerden birinin, ABD merkezli yüz tanıma yazılımı şirketi Clearview AI tarafından yapılan itirafla ortaya çıktığını belirten Dede, şirketin faaliyetlerinin mahremiyet ihlâllerini gözler önüne serdiğini ifade etti.
30 milyar fotoğraf, rıza olmadan toplandı
Clearview AI’ın kurucusu ve CEO’su, Avustralyalı girişimci Hoan Ton-That’ın açıklamalarını hatırlatan Melih Bayram Dede, şirketin Facebook gibi kamuya açık sosyal platformlardan bugüne kadar 30 milyardan fazla fotoğraf topladığını ve bu görsellerle yaklaşık bir milyon yüz tarama işlemi gerçekleştirdiğini aktardı.
Bu verilerin kullanıcıların açık rızası olmadan toplanmasının ve kolluk kuvvetlerinin kullandığı bir veri tabanına dâhil edilmesinin, açık bir bireysel mahremiyet ihlâli olduğunu vurgulayan Dede, bunun “bilginiz dışında potansiyel suçlular listesine eklenmeniz” anlamına geldiğini söyledi.
“Fotoğrafınız herkesle karşılaştırılıyor”
Bireysel mahremiyet hakları üzerine çalışmalar yürüten Electronic Frontier Foundation (Elektronik Cephe Vakfı) üyesi Matthew Guaragilia’nın değerlendirmelerine de dikkat çeken Melih Bayram Dede, Guaragilia’nın bu durumu “Ne zaman ellerinde bir şüphelinin fotoğrafı olsa, sizin fotoğrafınızla karşılaştıracaklar” sözleriyle özetlediğini aktardı.
Sistem nasıl çalışıyor?
Dede’nin aktardığı bilgilere göre kolluk kuvvetleri, şüpheli olduğunu düşündükleri bir fotoğrafı Clearview AI sistemine yüklüyor. Sistem bu görseli veri tabanında bulunan milyarlarca fotoğrafla karşılaştırıyor ve eşleşme bulduğunda ilgili fotoğrafın internetteki bağlantısını sunuyor. Polis, bu eşleşmeye dayanarak kişiye potansiyel suçlu muamelesi yapabiliyor ve gözaltı işlemi uygulayabiliyor.
Masum kişiler gözaltına alındı
Melih Bayram Dede, yüz tanıma teknolojilerinin kullanımı sonucu masum kişilerin gözaltına alındığı vakaların resmî kayıtlara geçmiş olduğunu belirtti. Buna karşın kolluk kuvvetlerinin, yanlış kimlik tespiti nedeniyle kaç kişinin mağdur edildiğine ilişkin net bir veri paylaşmadığını ifade etti.
Dede’ye göre bu durumun en önemli nedenlerinden biri, yüz tanıma teknolojilerinin polis tarafından kullanımına ilişkin yeterli ve bağlayıcı yasal düzenlemelerin bulunmaması.
ABD’de kısmi yasaklar devreye girdi
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin Illinois eyaletinde açtığı davanın ardından, yanlış kimlik tespitleri nedeniyle mağduriyetlere yol açan Clearview AI’ın birçok Amerikan şirketine hizmet vermesinin yasaklandığını hatırlatan Dede, Portland, San Francisco ve Seattle gibi bazı kentlerde sistemin kullanımının tamamen yasaklandığını aktardı.
Ancak Clearview AI CEO’su Hoan Ton-That’ın, polisin bu yasaklardan muaf olduğunu ve ABD genelinde yüzlerce polis biriminin sistemi kullanmaya devam ettiğini söylediğini belirten Dede, ABD polis teşkilatlarının ise bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapmaktan kaçındığını vurguladı.
Sistemi kullandığını kabul eden tek kurum: Miami Polisi
Melih Bayram Dede, Clearview AI’ı kullandığını açıkça doğrulayan tek resmî kurumun Miami Polisi olduğunu belirtti. Miami Emniyet Müdür Yardımcısı Armando Aguilar’ın açıklamalarına göre sistemin yılda ortalama 450 kez kullanıldığı ve bazı cinayet dosyalarının aydınlatılmasına katkı sağladığı savunuluyor.
Sürekli gözetim, kalıcı risk
Dede’ye göre bu tür sistemler, yüz taraması yapılan herkesi sürekli olarak kolluk kuvvetlerinin radarında tutuyor. Yasa dışı yollarla milyonlarca insanın biyometrik verisini toplayan ve bu verileri kamu kurumları ile özel şirketlere satan Clearview AI, Avrupa ve Avustralya’da bu faaliyetleri nedeniyle defalarca milyonlarca dolarlık para cezalarına çarptırıldı.
Tüm bu cezalara ve tepkilere rağmen şirketin, bireylerin özel verilerini ticari bir ürüne dönüştürerek gelir elde etmeye devam ettiğini vurgulayan Melih Bayram Dede, yanlış gözaltılar sonucu yaşanan mağduriyetlerin ise “polisin sistemi yanlış kullanması” gerekçesiyle şirket sorumluluğunun dışına itildiğini ifade etti.
Dijital mahremiyet konusunda uyarıyor
İnternet, dijital gözetim ve teknolojinin toplumsal etkileri üzerine çalışmalarıyla bilinen Melih Bayram Dede’nin, İnsan Yayınları tarafından Mart 2004’te yayımlanan “İnternet” ve Liz Yayınları tarafından Şubat 2023’te yayımlanan “Teknoloji ve Hayat” adlı iki kitabı bulunuyor.
