TGC Başkanı Vahap Munyar: Yapay zekâ artık demokrasinin ve gazeteciliğin meselesidir

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu, 5 Mart 2026 tarihinde “Yapay Zekâ, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Gazetecilik” başlıklı bir toplantı düzenledi. TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte; yapay zekâ teknolojilerinin yarattığı yeni eşitsizlik alanları, etik ihlaller, hukuksal sorunlar ve dijital tekelleşme konuları uzman isimler tarafından değerlendirildi.
Yapay zekâ ve demokratik değerler
Toplantının açılışında konuşan TGC Başkanı Vahap Munyar, Türkiye’de büyük ölçekli girişimlerin dörtte birinin yapay zekâ kullandığını belirterek, bu teknolojinin yalnızca teknik bir konu değil; insan hakları ve demokrasinin doğrudan bir parçası olduğunu vurguladı. Munyar, gazeteciliğin hakikati savunma mesleği olduğunu hatırlatarak, yapay zekânın eşitsizliği büyüten bir araca dönüşmemesi için etik çerçevelerin önemine dikkat çekti.
Etik bildirgeler ve editoryal denetim
TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin yapay zekâ başlığıyla güncellendiğini duyurdu. Yeni ilkelere göre, yapay zekâ destekli tüm içeriklerin editör denetiminden geçmesi ve içeriğin üretilme sürecinde hangi programın kullanıldığının şeffaf bir şekilde belirtilmesi gerekiyor. Ayrıca TGC’nin ödül başvurularında da yapay zekâ kullanımı beyanının zorunlu hale getirildiği açıklandı.
Algoritmik önyargılar ve temsil sorunu
Toplantıda konuşan akademisyenler ve komisyon üyeleri, yapay zekânın tarafsız olmadığını, aksine geçmişteki erkek egemen veri tabanlarından beslendiğini ifade etti. TGC Yönetim Kurulu Üyesi Göksel Göksu, algoritmaların mevcut eşitsizlikleri yeniden üretebildiği uyarısında bulunurken; Doç. Dr. Zeynep Burcu Şahin, haberlerde yer alan uzmanların yüzde 70’inden fazlasının erkek olduğuna ve bu verilerin yapay zekâ çıktılarını etkilediğine işaret etti.
Dijital şiddet ve hukuki boşluklar
İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonu Başkanı Av. Ceren Kalı, her beş kadın gazeteciden birinin yapay zekâ araçları (deepfake, sahte ses kaydı vb.) kullanılarak çevrimiçi şiddete maruz kaldığını belirtti. Türkiye’de henüz kapsamlı bir Yapay Zekâ Yasası bulunmadığına değinen Kalı, gazetecilerin şeffaflık talep etmesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Ece Paralı Öztan ise yapay zekânın empati ve etik aşılayamayacağını, ancak haber dilindeki önyargıları tespit etmekte bir kapasite artırıcı olarak kullanılabileceğini söyledi. T24 yazarı Füsun Sarp Nebil ise yapay zekânın sadece “yardım etme” modunda kalması gerektiğini, editoryal duruşun yerini tutamayacağını ifade etti.
