‘Altyapıyı paylaştırmak yerine rekabeti artıralım’

Türk Telekom, sponsoru olduğu Strategy& adlı şirkete yaptığı araştırmanın sonucunda, telekom altyapısının rakiplerle paylaşılmasının Türkiye için uygun bir yöntem olmadığı, bunun yerine, talep ve rekabetin altırılmasının gerekliliği sonucuna ulaştı. Konuyla ilgili basın açıklaması şöyle:

Strateji danışmanlığı şirketi Strategy&, Türkiye’de yüksek hızlı internetin yaygınlaştırılması için yeni bir yol haritası çizdi. Strategy& tarafından hazırlanan “Türkiye’de Yüksek Hızlı Genişbant İnternetin Yaygınlaştırılması” adlı raporda, Türkiye’de yüksek hızlı internetin yaygınlaşmasının önündeki temel engelin “talep açığı” olduğu tespit edildi.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan rapora göre, Türkiye’de mevcut durumda %66’lık bir kesiminde Yüksek Hızlı Sabit İnternet altyapısı hazır olmasına rağmen yüksek hızlı internet kullanımı sadece yüzde 13 seviyesinde bulunuyor. Ayrıca, yüzde 42 olan ultra-hızlı internet altyapı yaygınlığına rağmen ultra hızlı internet kullanım oranı ise sadece yüzde 0.1. Doğru yöntemler kullanılarak bu sorunun giderilmesinin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağı da raporun bulguları arasında yer alıyor. Buna göre,

Türkiye’de şu an yüzde 44 olan sabit internet kullanım oranının 2023 yılında yüzde 85’e yükselmesi GSYiH’ya 130 milyar dolar ek katkı sağlarken, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe 10 milyar dolar büyüme ve 500 bin ek istihdamı beraberinde getirecek.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan rapora göre, dünya üzerinde yüksek hızlı internet erişimini yaygınlaştırmak için “Talebin Canlandırılması”, “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” ve “Tek Altyapı Şirket Modeli” olmak üzere üç ayrı model uygulanıyor. Türkiye için en uygun yaklaşımın “Talebin Canlandırılması” ve “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” modellerinin birlikte uygulanması olduğu belirtiliyor.

Rapora göre, doğru yöntemler kullanılarak talebin canlandırılmasıyla ve altyapıya dayalı rekabetin devam etmesi ile Türkiye’de var olan talep açığı sorununa cevap vermenin yanı sıra, internetin sosyoekonomik faydalarının tüm ülkeye yayılmasını sağlamak da mümkün olacak.

Diğer taraftan Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanan raporda, “tek altyapı şirketi kurulması modeli”nin Türkiye’de arz sorunu olmadığı için uygun olmadığı vurgulanıyor. Bu modelin, arzın talebi karşılayamadığı ülkelerde değerlendirilebilecek bir model olduğu ifade ediliyor.

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Strategy& Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektörü Bölge Lideri Bahjat El-Darwiche, “Türkiye’de internet erişim yaygınlığı halihazırda AB ülkeleri ile aynı seviyelerde, bu sebeple ortak altyapı şirketi kurmak yerine Türkiye’de aslında talebi canlandırmak ve altyapıya dayalı rekabeti devam ettirerek ülke genelinde altyapıyı yaygınlaştırmak gerekiyor. Bu hedefe ulaşmak için gerekli adımlar atıldığında, Türkiye’nin hem ekonomisini hem de bölgesel ve global rekabet konumunu güçlendirmesi için önemli bir yol katedilecek” dedi.

‘Türkiye’de Yüksek Hızlı İnternetin Yaygınlaştırılması Raporu’ndaki tespitler:

TÜRKİYE’DE MEVCUT DURUM

Yüksek Hızlı Sabit İnternetin yaygınlaştırılması Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacak:

Peki bu artış Türkiye ekonomisi açısından ne anlama geliyor?

2023’e kadar kümülatif olarak

Türkiye bu hedefe ulaşmak için uygun pazar şartlarına sahip:

Türkiye, rekabetçi bir pazar

Gelişmiş bir toptan internet erişim sektörü var

İnternet yaygınlığı AB15 ortalamasına göre daha iyi seviyede

Türkiye’de yüksek hızlı bağlantıya olan talep AB’den çok daha hızlı artıyor

İnternet fiyatları diğer ülkelere kıyasla çok daha uygun

İnternetin yaygınlaştırılabilmesi için geliştirilmesi gerekenler

DÜNYA ÜZERİNDE YÜKSEK HIZLI GENİŞBANT İNTERNETİ YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN UYGULANAN ÜÇ MODEL:

Raporda, yüksek hızlı interneti yaygınlaştırmak için dünya üzerinde uygulanan üç modelden bahsediliyor:

Bunlardan, Türkiye’nin ihtiyacına en uygun olan modellerin ‘Talebin Canlandırılması’ ve “Altyapı Yatırımlarına Dayalı Rekabet” olduğu belirtiliyor. Türkiye için “tek altyapı şirketi kurulması modeli”nin uygun olmadığı vurgulanıyor.

Türkiye için en uygunu Model 1: Talebin canlandırılması

Model 2: Altyapı yatırımlarına dayalı rekabet

Model 3: Tek altyapı şirketi kurulması – (Bu model, Türkiye pazarı için uygun değildir)

PEKİ TÜRKİYE’DE YÜKSEK HIZLI BAĞLANTIYA OLAN TALEP NASIL ARTIRILABİLİR?

Türkiye’de talebi canlandırmak ve arz ile arasındaki uçurumu kapatmak için 6 yöntem bulunuyor.

1. Bilgilendirici bir yaklaşımla farkındalığın artırılması: Dijital okuryazarlığın teşvik edilmesi.
2. Son kullanıcı için cihaz erişim maliyetlerinin düşürülmesi: Öğrenciler için bilgisayarlar, servis ve cihazlar, vergi düzenlemeleri vb
3. Ana dilde uygulama ve içeriklerin geliştirilmesi: e-eğitim, e-devlet servisleri ve ekonomik fayda sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılması
4. Ticari açıdan sürdürülebilir toptan satış ve altyapı paylaşımı: Altyapı yatırımına ve hıza dayalı rekabet, genel ve bölgesel düzenlemeler ve muafiyetler
5. Kırsal alanların kapsanması için evrensel hizmet fonunun kullanılması: Devlet tarafından doğrudan ve dolaylı destekler
6. Belediyelerin önderliğinde talep toplama ve teşvikler sunulması: Talep toplama, belediyeler arasında rekabet, geçiş ücretlerinde kolaylık

YUKARIDA ÖNERİLEN YÖNTEMLER ETKİLİ BİR ŞEKİLDE HAYATA GEÇİRİLDİĞİNDE:

Strategy& araştırma şirketinin rapor hakkında ‘önemli’ diye düştüğü not ise şöyle:

‘Türkiye’de Yüksek Hızlı İnternetin Yaygınlaştırılması’ başlıklı rapor (“Rapor”) Türk Telekomünikasyon A.Ş. (“Türk Telekom”) için PwC firmalar ağı üyesi Strategy& (“Strategy&”), tarafından hazırlanmıştır.

Türk Telekom sponsorluğunda hazırlanmış olsa da bu rapor Strategy&’in bağımsız analizini ve bakış açısını yansıtmaktadır.

Bu rapor, Türkiye’de ulusal genişbant internetin hızlandırılmasına ilişkin mekanizmalar hakkında bilgi içermektedir.

Rapor sadece bilgi amaçlı olup tavsiye niteliğinde değildir ve bu bağlamda değerlendirilmemesi gerekir.

Strategy&, bu raporun derlenmesinde kamuya açık bilgiler ile üçüncü taraflarca sağlanan diğer rapor ve materyallerde bulunan bilgileri kullanmıştır.

Strategy& raporun yazıldığı tarihte mevcut olan söz konusu bilgilerin doğruluğu ve bütünlüğüne ilişkin hiçbir sorumluluk kabul etmemekte olup, bağımsız doğrulama olmaksızın, söz konusu bilgilerin doğruluğuna ve bütünlüğüne güvenmiştir.

Bu nedenle raporda yer alan ve mevcut bilgiler kullanılarak yapılan analizlerden çıkan herhangi bir sonuç Strategy&’in en iyi mesleki kanaatine dayalıdır; başka mantıklı kanaatlere ve tavsiyelere varılması da mümkündür.

Strategy&’in okura karşı sözleşmeye veya haksız fiile dayalı (yasal yükümlülüğün ihmali ve ihlali dahil ancak bununla sınırlı olmayan) görev veya sorumluluklarının bulunmadığını, okurun bu raporu herhangi bir suretle kullanmayı (veya kullanmamayı) tercih etmesinden kaynaklanan veya okurun rapora ve içeriğine erişim kazanması neticesinde ortaya çıkan sair bir sonuçtan kaynaklanan herhangi bir zarar, hasar veya tabiatı her ne olursa olsun herhangi bir masraf bakımından Strategy&’in okura karşı yükümlü olmayacağını, okur kabul eder. Strategy&, raporla ilgili tüm beyanları, garantileri, taahhütleri ve teminatları hariç tutar.

Strategy& raporda yer alan bilgilerin doğru, kesin, eksiksiz veya yanıltıcı olmadığını ve rapordaki yönlendirmelerin kullanımının belli bir sonuca götüreceğini veya belli herhangi bir amaç için uygun olduğunu beyan, garanti veya taahhüt etmez.

Bu rapora ilişkin tüm telif hakları ve diğer mülkiyet hakları saklıdır ve açık veya örtülü olarak hiçbir kullanım hakkı verilmez ve verildiği ima edilmez.

Exit mobile version