Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santralinde ilk faz 130 MW’a ulaştı

Aksa Enerji’nin Gana’da inşa ettiği Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin 179 MW’lık ilk fazı, basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. İki fazdan oluşan santralin toplam kurulu gücü 350 MW olacak ve Gana’nın enerji arz güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor.
İlk fazda kısmi ticari üretim başladı
Yedi ülkede 11 santral işleten ve 3.000 MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Kumasi Santrali yatırımında önemli bir aşamayı geride bıraktı. İlk faz kapsamında santral, Aralık 2025’te kısmi ticari üretime başladı ve basit çevrimde 130 MW seviyesine ulaştı.
2026 ilk çeyreğinde kombine çevrim hedefi
Toplam 350 MW kurulu güçle planlanan Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin, 2026 yılının ilk çeyreğinde 179 MW kapasiteyle kombine çevrim modunda devreye alınması öngörülüyor. Projenin, Gana’nın artan elektrik talebine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunması amaçlanıyor.
Cemil Kazancı: Operasyonel disiplinle ilerliyoruz
Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde, kısmi ticari üretimin ardından 130 MW’a ulaşılmasının yatırımın planlandığı şekilde ilerlediğini gösterdiğini belirtti. Kazancı, Aksa Enerji’nin faaliyet gösterdiği ülkelerde enerji arz güvenliğini güçlendiren, şebeke istikrarına katkı sağlayan ve uzun vadeli ekonomik değer üreten altyapılara odaklandığını ifade etti.
20 yıllık anlaşma ve entegre yatırım modeli
Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 20 yıl süreli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçiriliyor. Santralin finansmanı, inşası, işletmesi ve bakım süreçleri Aksa Enerji tarafından üstleniliyor. Bu entegre modelin, operasyonel sürekliliği ve uzun vadeli finansal öngörülebilirliği desteklemesi bekleniyor.
Arz güvenliği ve bölgesel katkı
Basit çevrimde 130 MW’a ulaşılmasıyla santral, Gana’nın ulusal şebekesine katkı sağlamaya başladı. İki fazın tamamlanmasıyla tam kapasitede devreye girmesi planlanan tesisin, yüksek verimlilik ve sürdürülebilir üretim sunması öngörülüyor. Proje, yerel istihdam ve bölgesel kalkınmaya katkısıyla da öne çıkıyor.
