İnternette kendine güvenen Z kuşağı, kişisel verilerini koruma konusunda aynı başarıyı gösteremiyor. Dünya genelinde 7.200 kişinin katıldığı araştırmaya göre gençlerin yüzde 59’u dijital ortamda kendine güvenirken yalnızca yüzde 27’si telefonunda antivirüs kullanıyor. Katılımcıların yüzde 52’si ise siber saldırıya maruz kaldığını belirtiyor.
İnternetle büyüyen Z kuşağı, dijital dünyada kendini rahat hissediyor. Ancak sosyal medyada gezinmek, çevrim içi oyun oynamak ve akıllı telefonları etkin kullanmak, siber tehditlere karşı güvende olmak anlamına gelmiyor. Kaspersky’nin 18 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, gençlerin dijital özgüveni ile güvenlik alışkanlıkları arasındaki dikkat çekici uçurumu ortaya koyuyor.
Dijital özgüven yüksek, güvenlik önlemleri yetersiz
Araştırmaya göre Z kuşağının yüzde 57’si zamanını çevrim dışı ortamlardan daha çok internette geçiriyor. Katılımcıların yüzde 67’si ise internete düzenli erişim için birincil cihaz olarak akıllı telefonunu kullanıyor.
Dijital ortamlarda kendine güvendiğini belirtenlerin oranı yüzde 59’a ulaşırken, dijital becerilerini ileri düzeyde görenlerin oranı yüzde 28’de kalıyor. Bu fark, dijital platformları kullanma alışkanlığının siber güvenlik konusunda yeterli bilgiye sahip olmakla aynı şey olmadığını gösteriyor.
Güvenlik önlemlerinde de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Z kuşağının yalnızca yüzde 27’si mobil cihazlarında antivirüs yazılımı kullanıyor. Gençler, şifrelerini düzenli olarak değiştirme konusunda da diğer yaş gruplarına kıyasla daha geride kalıyor.
Z kuşağının yüzde 52’si siber saldırıya maruz kaldı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, gençlerin karşılaştığı güvenlik sorunları oldu. Z kuşağı katılımcılarının yüzde 52’si cihazlarının, çevrim içi hesaplarının veya verilerinin hedef alındığı bir siber saldırıyla karşılaştığını bildirdi.
Katılımcıların yüzde 17’si sosyal medya hesaplarının ele geçirildiğini, yüzde 12’si ise oyun hesaplarına erişimini kaybettiğini belirtti.
Bu veriler, özellikle sosyal medya ve çevrim içi oyun platformlarında yoğun zaman geçiren gençlerin hesap güvenliğinin önemini ortaya koyuyor. Tek bir hesabın ele geçirilmesi bile kişisel bilgilerin kötüye kullanılmasına, başka hesaplara erişim sağlanmasına veya dijital kimliğin başkalarının eline geçmesine neden olabiliyor.
Gençlerin en değerli verileri telefonlarında
Akıllı telefonlar, Z kuşağının yalnızca internete bağlandığı cihazlar değil, aynı zamanda kişisel yaşamına ait önemli bilgileri sakladığı dijital arşivler olarak öne çıkıyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 38’i fotoğraflarını, aynı orandaki katılımcı ise kişisel belgelerini kritik önemde görüyor. Şifreler ve hesap giriş bilgileri de katılımcıların yüzde 30’u için öncelikli veriler arasında yer alıyor.
Buna karşın, akıllı telefonlarındaki kritik verileri düzenli olarak yedekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 28’de kalıyor.
Telefonun kaybolması, çalınması veya güvenliğinin ihlal edilmesi; fotoğrafların ve belgelerin yanı sıra e-posta hesaplarının, sosyal medya profillerinin ve finansal hizmetlere erişim bilgilerinin de risk altına girmesine yol açabiliyor. Yedekleme yapılmaması ise cihazdaki verilerin kalıcı olarak kaybedilmesi ihtimalini artırıyor.
Dijital güvenlik için hangi önlemler alınmalı?
Araştırma, dijital dünyada deneyimli olmanın tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Kullanıcıların günlük alışkanlıklarına temel güvenlik önlemlerini de eklemesi gerekiyor.
- Her hesapta farklı şifre kullanın: Bir hesabın şifresi ele geçirildiğinde diğer hesapların da tehlikeye girmesini önlemek için güçlü ve benzersiz şifreler tercih edin.
- İki aşamalı doğrulamayı etkinleştirin: Destekleyen hizmetlerde ek doğrulama kullanarak hesap güvenliğini artırın.
- Şüpheli bağlantılara dikkat edin: Mesaj, e-posta ve sosyal medya üzerinden gönderilen bağlantıları açmadan önce kaynağını kontrol edin.
- Telefonunuzu güncel tutun: İşletim sistemi ve uygulama güncellemelerini geciktirmeyin.
- Önemli verilerinizi yedekleyin: Fotoğraflarınızı, belgelerinizi ve diğer kritik dosyalarınızı düzenli olarak yedekleyin.
- Güvenlik araçlarından yararlanın: Cihazınıza ve kullanım alışkanlıklarınıza uygun güvenlik çözümlerini değerlendirin.
Kaspersky gençlere yönelik dijital güvenlik oyunu geliştirdi
Kaspersky, gençlerin siber tehditleri daha iyi tanımasını sağlamak amacıyla Case 404 adlı interaktif çevrim içi oyunu hazırladı. Oyuncular, kurgusal vakaları çözerek dolandırıcılık girişimlerini, kimlik avı saldırılarını ve oyun hesaplarının ele geçirilmesinde kullanılan yöntemleri tanımayı öğreniyor.
Kaspersky Tüketici Ürünleri Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Irina Ermilova, dijital hizmetleri rahat kullanmanın güvenlik uzmanlığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Ermilova’ya göre şifreleri güvenli yönetmek, dolandırıcılık girişimlerini fark etmek ve kişisel verileri korumak, mesajlaşmak veya sosyal medyada gezinmek kadar günlük dijital yaşamın bir parçası olmalı.
Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından 2026 yılında gerçekleştirildi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 18 ülkeden toplam 7.200 kişinin katıldığı çalışma, Z kuşağının dijital yaşamındaki güvenlik açıklarına ilişkin küresel bir tablo ortaya koyuyor.
