Turkcell ve Nokia sabit şebekelerde yapay zekâ dönemini başlattı

Türkiye merkezli teknoloji şirketi Turkcell ve Finlandiya merkezli telekomünikasyon devi Nokia, Türkiye’deki sabit geniş bant altyapısını dönüştürmek amacıyla yürüttükleri stratejik projeyi tamamladı. 2025 yılının başında hayata geçirilen ve bulut tabanlı modern bir mimari üzerine inşa edilen çalışma, yaklaşık 3 milyon müşteriye sunulan hizmet kalitesini proaktif bir yaklaşımla artırmayı hedefliyor.
İş birliği kapsamında devreye alınan yapay zekâ destekli otomasyon sistemleri, erişim şebekesinden abone evlerine kadar uçtan uca görünürlük sağlıyor. Bu teknoloji sayesinde potansiyel bağlantı sorunları, henüz kullanıcılara yansımadan tespit edilerek çözüme kavuşturuluyor.
Veri odaklı ve proaktif şebeke yönetimi
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Turkcell, 15 milyon akıllı ve bağlı cihazdan saatlik olarak toplanan hizmet kalitesi verilerini işleyebilen geniş ölçekli bir analiz altyapısına kavuştu. Bu altyapı, şebeke performansının neredeyse gerçek zamanlı olarak izlenmesine olanak tanıyor. Yapay zekâ destekli çözüm, arıza ve kesinti risklerini minimize ederken, operasyonel süreçlerin verimliliğini de üst seviyeye taşıyor.
Nokia’nın sunduğu analiz çözümleri, yeni nesil otonom ve bilişsel şebeke operasyonlarına geçiş için gerekli zemini hazırlıyor. Bu modern mimari, sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, şebekenin gelecekteki teknolojik gelişmelere uyum sağlamasını kolaylaştıracak bir esneklik sunuyor.
Müşteri deneyiminde kesintisiz bağlantı hedefi
Sabit geniş bant hizmetlerinin uzaktan çalışma ve çevrimiçi eğitim gibi kritik alanlardaki önemine değinen Turkcell Şebeke Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, proaktif bakımın hizmet kalitesini doğrudan iyileştirdiğini belirtti. Güngör, bu sistemle müşterilerin çağrı merkezlerine başvurma ihtiyacının azaldığını ve evlerde daha stabil bir bağlantı sağlandığını ifade etti.
Nokia Avrupa Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı John Harrington ise yapay zekâ destekli analizin şebeke planlamasındaki rolüne dikkat çekti. Harrington, bu düzeydeki veri takibinin operasyon ekiplerine şebeke davranışlarını tam olarak görme imkânı verdiğini, böylece sorunların daha erken teşhis edilerek doğru şekilde önceliklendirildiğini vurguladı.
