Siber casuslukta küresel hareketlilik artıyor: Yapay zekâ saldırganların yeni aracı oldu

ESET’in Nisan-Eylül 2026 dönemini kapsayan APT Faaliyet Raporu’na göre Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore bağlantılı siber tehdit grupları operasyonlarını sürdürüyor. Siber saldırganlar, zararlı yazılım geliştirme ve sahte internet siteleri oluşturma gibi faaliyetleri hızlandırmak için yapay zekâdan yararlanıyor.
Siber güvenlik şirketi ESET, araştırmacılarının Nisan-Eylül 2026 döneminde belgelediği gelişmiş kalıcı tehdit (APT) gruplarının faaliyetlerini içeren yeni raporunu yayımladı. Rapora göre küresel siber casusluk faaliyetlerinde dikkat çekici hareketlilik yaşanırken, devlet kurumları, savunma sanayisi, teknoloji şirketleri ve yarı iletken sektörü başlıca hedefler arasında yer aldı.
Bu dönemde Çin yanlısı gruplar ağırlıklı olarak devlet kurumlarına yönelik istihbarat toplama faaliyetleri yürüttü. Orta Doğu bağlantılı siber operasyonlarda ise önceki raporlama dönemine kıyasla artış görüldü. Bu yükselişte İran yanlısı bazı köklü tehdit gruplarının yeniden faaliyete geçmesi etkili oldu.
Rusya yanlısı gruplar, Ukrayna savaşıyla bağlantılı hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürdü. Avrupa’daki devlet kurumları, savunma sektörü ve askerî kuruluşlar da saldırıların hedefleri arasında yer aldı. Ukrayna’daki hedef sayısında ise önemli artış kaydedildi.
Siber saldırganlar yapay zekâdan yararlanıyor
ESET Tehdit Araştırmaları Direktörü Jean-Ian Boutin, son altı ayda APT gruplarının yapay zekâ ve büyük dil modellerini (LLM) operasyonlarının farklı aşamalarında kullandığını belirtti.
Boutin’e göre saldırganlar, özellikle zararlı yazılım geliştirme ve sahte internet siteleri oluşturma gibi zaman ve emek gerektiren işleri hızlandırmak için yapay zekâdan yararlanıyor. Bazı saldırılarda kodlar, yapay zekâya verilen komutlarla hızlıca hazırlanıyor, ardından insan operatörler tarafından düzenlenerek saldırganların kullandığı araçlara entegre ediliyor.
Raporda dikkat çeken örneklerden biri, Rusya yanlısı UAC-0099 grubunun kullandığı bir betikte ortaya çıktı. Grup, betiğin yorum satırına nükleer silah yapımına ilişkin talimat isteyen sahte bir istem yerleştirdi. ESET, bu yöntemin LLM tabanlı güvenlik analiz araçlarının koruma mekanizmalarını tetikleyerek zararlı kodun incelenmesini engellemek amacıyla kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.
Bununla birlikte ESET, yapay zekâ kullanımındaki artışa rağmen son altı ayda bu teknolojinin APT tehdit ortamını köklü biçimde değiştirdiğine ilişkin bir bulguya ulaşmadı.
İran bağlantılı gruplar yeniden faaliyete geçti
Orta Doğu’daki siber operasyonlarda İran yanlısı FilthyFeline ve MuddyWater grupları yeniden öne çıktı. OilRig’in bir alt grubu olarak tanımlanan FilthyFeline ile MuddyWater, daha sakin geçen bir dönemin ardından operasyonlarına hız verdi.
Saldırıların büyük bölümü İsrail’deki farklı sektörlerden kurumları hedef aldı. ABD’deki şirketler de daha sınırlı ölçüde saldırılardan etkilendi.
FilthyFeline grubunun Özbekistan’daki bir hücresel veri hizmeti sağlayıcısına yönelik operasyonları da devralmış olabileceği değerlendiriliyor. ESET ayrıca Hamas bağlantılı Arid Viper grubunun, Filistin Yönetimi Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı veya bu kuruma bağlı olduğu düşünülen bir devlet kuruluşunu hedef aldığını tespit etti.
Rusya ve Belarus bağlantılı operasyonlar yakınlaşıyor
Rusya yanlısı siber tehdit gruplarının faaliyetleri Ukrayna ve Avrupa ülkelerine odaklanmayı sürdürdü. ESET araştırmacıları, Rusya yanlısı ve Belarus yanlısı kampanyalar arasında giderek artan benzerlikler tespit etti.
Rapora göre Belarus yanlısı gruplar, Rusya’nın siber operasyonlarında bir vekil güç veya operasyonel kapasite artırıcı unsur olarak hareket ediyor olabilir. Bu grupların daha aktif ve iddialı hâle geldiği, bazı operasyonlarının Rusya’nın Ukrayna’daki istihbarat öncelikleriyle örtüştüğü belirtiliyor.
Öte yandan normalde çok sayıda operasyon gerçekleştiren Gamaredon grubunun faaliyetlerinde belirgin bir düşüş yaşandı. ESET, bu durumun Ukrayna’nın Kırım’a yönelik saldırıları, grubun operasyonlarını yeniden yapılandırması veya henüz netleşmeyen başka gelişmelerle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Çin yanlısı grupların hedefinde yarı iletken sektörü var
Raporda öne çıkan bir diğer gelişme, Çin yanlısı siber grupların Tayvan’ın yarı iletken sektörüne yönelik faaliyetleri oldu.
Geniş kapsamlı saldırı faaliyetleri, yarı iletken sektöründeki kurumları hedef aldı. Bu yönelim, Çin’in uzun süredir devam eden endüstriyel casusluk faaliyetleriyle örtüşüyor. Yarı iletkenlerin ekonomik rekabet ve ulusal güvenlik açısından stratejik önemi, sektörü siber casusluk açısından cazip hedeflerden biri hâline getiriyor.
Çin bağlantılı gruplar ayrıca organize suç ve dolandırıcılık ağlarıyla bağlantılı kişileri hedef alan kampanyalar yürüttü. ESET, bu operasyonların Çin kolluk kuvvetlerinin finansal suçlarla mücadele faaliyetlerini destekleyen daha geniş kapsamlı çalışmaların parçası olabileceğini değerlendiriyor.
Kuzey Kore bağlantılı saldırılarda Ukrayna öne çıkıyor
Kuzey Kore yanlısı APT gruplarının hedefleri arasında teknoloji şirketleri, kripto para kuruluşları, yazılım geliştiriciler ve farklı sektörlerden seçilen kurbanlar bulunuyor.
Ancak raporda dikkat çeken değişim, Ukrayna’nın Kuzey Kore bağlantılı gruplar tarafından giderek daha sık hedef alınması. ESET, bu eğilimi Rusya ile Kuzey Kore arasındaki ilişkilerin güçlenmesiyle bağlantılı görüyor.
Kuzey Kore’nin Ukrayna savaşına mühimmat desteğinin yanı sıra asker göndererek de daha fazla dâhil olması, siber operasyonlardaki hedef tercihlerini etkileyen unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Lazarus grubu ise özellikle işe alım süreçlerini taklit eden sosyal mühendislik yöntemleriyle ilk erişim sağlamaya çalışarak drone sektörünü yeniden hedef almaya başladı.
ESET’in raporu, siber casusluğun devletler arasındaki jeopolitik rekabetle birlikte şekillendiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ saldırganların işini hızlandıran yeni bir araç hâline gelirken, savunma, teknoloji, yarı iletken ve kamu kurumları uluslararası siber operasyonların öncelikli hedefleri olmayı sürdürüyor.









